Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bok" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOK
Dışkı. Güç durum. Hor görülen, tiksinilen.
BOMBOK
Çok kötü, çok berbat.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOKSÖRLÜK
Boksörün işi veya mesleği.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
CÜRUF
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.
BOKLANMA
Boklanmak durumu.
BOKSÖR
Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu.
BOKLAŞMA
Boklaşmak durumu.
GARD
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
GROGİ
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör. Sendelemiş.
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.
KARBOKSİLLİ
Yapısında bir veya birçok karboksil koku bulunan (maddeler), karboksilik.
DİŞLİK
Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.
DÖVÜŞMEK
Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
BOKLAMA
Boklamak işi.
APARKAT
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk.
KARBOKSİLİK
Karboksilli.
BOKLU
Boku olan. Pis.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.