Sonu BLEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "blem" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu blem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında blem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde blem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

PROBLEM, EPİBLEM

6 harfli kelimeler

AMBLEM, HEBLEM, NEBLEM

4 harfli kelimeler

BLEM

Bazı kelimelerin anlamları

BLEM

Ökçe eziği.

NEBLEM

Ne bileyim.

AMBLEM

Belirtke.

EPİBLEM

Kök korteksi.

HEBLEM

Ahmak.

PROBLEM

Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

  -   -   -  

Anlamında BLEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAĞLAMA

Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

EVRİK

Başka bir önermeye, teoreme veya probleme göre terimleri ters durumda olan (önerme, teorem veya problem).

SORUNSUZ

Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

PROBLEMLİ

Problemi olan.

PROBLEMSİZ

Problemi olmayan.

DOĞRUSALLAŞTIRMA

Doğrusal olmayan problemlerin çözümünü benzer doğrusal problemlerin çözümüne indirgeyen yöntem.

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

SORUNSAL

Çözümü belli olmayan. Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan, problematik.

VERİ

Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

PROBLEMSİZLİK

Problemsiz olma durumu.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

BELİRTKE

Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem. Gösterge. Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin tümü.

SORUN

Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

ÇÖZÜM

Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.

ENTEROKARANS

Rasyonda yeterli miktarda vitamin var olmasına karşın, emilmede ortaya çıkan bozukluk sonucu meydana gelen vitamin eksikliği problemi.

APOLONYÜS

Apolonyüs (M.Ö. 262-190), eski Yunan matematikçisidir. İkinci basamaktan eğrilere ait çok önemli çalışmaları ile meşhurdur. Bu eğrilere ait kendi yöntemiyle 387 teorem ispatlamıştır. Onun "Konik Kesikler" adlı eseri astronominin, mekaniğin ve optik fiziğin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Matematikte Apolonyüs adıyla ilgili olarak Apolonyüs problemi vardır.

MESELE

Sorun. Problem. Güç iş.

SORUNLU

Sorunu olan, meseleli, problemli.

DACTYLOGYRUS

Balıkların solungaçlarında yaşayan, arka ucunda tutunmaya yarayan karakteristik çengelleri olan monogenetik bir trematot cinsi. Akvaryum balıklarının deri ve solungaçlarında parazitlenerek hiperaktiviteye ve ölümcül olabilen solunum problemlerine neden olabilen trematod cinsi.

ÇÖZMEK

Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.