Kelimeler arşivi içinde; sonunda "biçer" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu biçer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında biçer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde biçer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİÇER
BİÇER
Diyarbakır kenti, Dicle ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ili, Akarsu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ili, Aşağıpınarbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇEK
Tarlalara saatle su salımı. Biçerbağlar makinesi. İyi biçmeye elverişli buğday veya arpa.
GÖÇERGİ
Tarlayı biçerken ya da sürerken aynı yönde ilerleyen işçi.
ELLİKALTI
Ekin biçerken bir elin aldığı kadar toplanan sap.
ENLİK
Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Boyacılıkta kullanılan bir çeşit ot. Yağ ya da balmumu ile karıştırılarak merhem yapılan bir çeşit ot. Dağ ya da tepelerin eteklerindeki ufak tarla. Yüze sürülen kırmızı boya. Enli. Boyacılıkta kullanılan kökü kızıl bir ot.
KESLEMEK
Yemeği isteksizce seçerek yemek. Hayvan samanın incesini yiyip irisini ayırmak. İşi yanda bırakmak, kesmek; Orak biçerken herif kesledi.
ELNİK
Ekin biçerken elin üç parmağına geçirilen tahta araç.
ELLİK
Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.
ENNİK
Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Bir çeşit kilim. Orakla ekin biçerken son üç parmağa takılan tahta koruyucu.
PATRONCU
Örneğe göre ölçüp biçerek ilk patronu çıkaran nitelikli işçi.
HON
Ekin biçerken sıralanan işçi takımı, işçi bölüğü. Ekin biçilirken sıralanan işçilerin, tarlanın sonuna kadar açtıkları yer. Ekin biçilirken belirtilen bir kısım yer. İşlenen tarladaki toprak kesiti, hendek. Han. Deniz dalgası. Boş: Hon ev. Tırpanın bir vuruşta biçtiği ekin. Harman yeri, ekin yeri. Ekin biçerken sıralanan işçi bölüğü. Tırpanın bir vuruşta açtığı yer. İşçilerin ekip biçerken uyguladıkları biçme düzeni. (Ağın Elâzığ).
ELLİKLEME
Ekin biçerken bir elin kavrayabildiği kadar kısmını avucunun içine alma. Ekin destesi.
GIPCITMAK
Bir şeyi iyi kesememek: Entariyi biçerken makas gıpcıdı.
GEVİŞMEK
Gerinmek. Orakla ekin biçerken yarış yapmak. Bir iş hakkında çok konuşmak.
EĞNEL
Sürülecek bir tarlanın belirli kimselere ayrılan, kısım ya da parçaları. Orakla biçerken tarlanın uzunlamasına ayrılan parçalarından biri, dilimi.
HEVKİRMEK
Çakal, tilki, tavşan ve benzerleri hayvanlar bağırmak. Ekinleri orakla biçerek düzensiz demetler yapmak.
ENAR
Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.
ELCEK
Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
NİŞARA
Kereste biçerken çıkan ince toz.
ALABUT
Buğdayın kötü olması ve biçerken başından çalınması. Yazın mandaları serinletmek için üzerlerine su atmaya yarıyan, ağaçtan yapılmış çukur kürek, çömçe.
ENACI
Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.