Kelimeler arşivi içinde; başında "betim" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. betim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu betim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde betim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BETİMLEYİVERMEK, BETİMLENEBİLMEK, BETİMLEYEBİLMEK
BETİMLEMECİLİK, BETİMLENEBİLME, BETİMLEYEBİLME, BETİMLEYİVERME
BETİMLEMECİ, BETİMLEMELİ, BETİMLENMEK, BETİMLEYİCİ
BETİMLEMEK, BETİMLENİŞ, BETİMLENME, BETİMLEYİŞ
BETİMLEME
BETİMSEL
BETİM
BETİM
Betimleme işi, betimleme. Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir.
BETİMLENME
Betimlenmek işi.
BETİMLEMELİ
Tasvirî.
BETİMLEYEBİLMEK
Betimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BETİMLEMECİ
Betimlemeye ağırlık veren, tasvirci.
BETİMLENMEK
Betimleme işi yapılmak.
BETİMLENEBİLMEK
Betimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
BETİMLEYİVERMEK
Çabucak betimlemek.
BETİMLENEBİLME
Betimlenebilmek işi.
BETİMLENİŞ
Betimlenme işi.
BETİMLEYİŞ
Betimleme işi.
BETİMLEYİCİ
Bir tek nesnenin gerçeklediği px birli açık önermesinden, sözü geçen tek nesneyi gösteren deyimini oluşturan "İX birli değişken bağlayıcısı. Dizimsel türü: a | p.
BETİMLEMEK
Bir nesnenin, kendine özgü niteliklerini tam ve açık bir biçimde söz veya yazı ile anlatmak, tasvir etmek. Göz önünde canlandırmak.
BETİMLEYİVERME
Betimleyivermek işi.
BETİMLEYEBİLME
Betimleyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BETİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YONTARMAK
Yontmak. Betimlemek.
ETNOGRAF
Etnografya uzmanı, budun betimci.
SESBİLİM
Sözlü dildeki seslerin fizik ve fizyoloji bakımından meydana gelişlerini ve uğradıkları değişiklikleri inceliyen bilim kolu. Sesbilim, belli bir zamanı veya zamanlar süresini göz önünde tuttuğuna göre BETİMLI veya DURALI (Descriptive ou statique), ve EVRİMLİ veya TARİHSEL Evolutive ou historique) diye vasıflanır. DENEYLİ SESBİLİM (Ph. expérimentale) sesleri aygıtlar kullanarak inceler. İfade içinde tuttukları yer veya oynadıkları rol dolayısıyla kelimelerin uğradıkları değişiklikleri inceliyen çeşide CÜMLE veya DİZİMLEME SESBİLİMİ (Ph. de la phrase ou syntactique) denir. Konuşurken çıkarılan sesleri inceleyen ve bunların söz konusu dilde doğru çıkışını öğreten bilim dalı.
TOPLUMÖLÇER
Kişinin içinde bulunduğu kümedeki bireylerle ilişkilerini sayısal ya da ölçülebilir terimlerle betimleyen deneysel ve uygulamalı küçük-küme toplumbilimi.
HALIRESİM
(Resim) Fransa'da duvarlara asılmak üzere yapılan ve doğa betimini konu olarak alan resimli dokuma.
TASVİRCİLİK
Tasvirci olma durumu, betimlemecilik.
TEDİRGİ
Bir dizge ya da denkleme uygulanan, onun niteliğini çok bozmadan biraz etkileyen etken. İkincil önemdeki etkenlerin, birincil görüngüde oluşturduğu, değişiklikleri hesaba katarak olayı tüm olarak betimleme.
DÜŞÜLKE
Tasarımsal, belki de gerçekleştirilmesi olanaksız bir toplumsal durumu betimleyen felsefe yapıtı. Toplumsal konularda gerçekleştirilemez olduğu savlanan, çarpıcı görünüşlü herhangi bir öneri. İngiliz yazarı Thomas More'un Utopia adlı yapıtında betimlendiği gibi, her şeyin en güzel, en doğru, en yararlı biçimde düzenlendiği düşsel ülke.
TASVİRCİ
Betimlemeci.
HAYVANBİÇİMCİLİK
İnsan davranışını, onun altındaki düzeylerde bulunan yaratıklara özgü olan kavramlarla betimleyip yorumlayan ve insanı hayvanlardan ayırt eden nitelik ve özelliklerin varlığını yadsıyan görüş.
TASVİR
Betimleme. Resim. Betim.
YÖNEY
Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. 2-Daha genel anlamda: Doğrusal bileşme işlemi altında, kapalı, soyut bir matematik uzayını oluşturan öğelerden, matematik nesnelerden her biri. Öklit 2-uzayında ya da Öklit 3-uzayında belirli toplama ve sayılla çarpma işlemleri ile birlikte bir yönlü doğru parçası olarak betimlenen nesne. Bir yöney uzayı (doğrusal uzay) içindeki öğelerden her biri.
TASVİRİ
Tasvir niteliğinde olan, tasvirle ilgili, betimlemeli, betimsel, deskriptif.
YÖNTERMEK
Betimlemek, anlatmak, öğretmek. Yönünü, anlamını, amacını değiştirmek: Suçu, benden yana yönterme. Özendirmek, kışkırtmak. Alıkoymak, kendine ayırmak.
BUDUNBETİM
İnsan topluluklarının töre ve alışkılarını, yaratmış oldukları özdeksel ve dinsel kültür özelliklerini düzenli biçimde inceleyip anlatan bilim dalı. Toplum kültürlerini betimsel bir yöntem içinde saptayan bilim. karşılığı budunbilim, insanbilim, halkbilim. İnsan topluluklarının, özellikle de ilkel ya da abecesiz halkların özdeksel ve tinsel ekinlerinin betimsel incelemesini yapan bilim dalı.
ETNOGRAFYA
Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, budun betimi, kavmiyat.