Kelimeler arşivi içinde; sonunda "betme" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu betme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında betme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde betme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CEZBETME, KAYBETME, NASBETME, CELBETME, DARBETME, GASBETME, KESBETME, SELBETME
TABETME
BETME
BETME
Ahırda hayvan yemi konulan oluk şeklindeki yer, yemlik.
GASBETME
Gasbetmek işi.
KESBETME
Kesbetmek işi.
NASBETME
Nasbetmek işi.
KAYBETME
Kaybetmek işi, yitirme.
DARBETME
Darbetmek işi.
CELBETME
Celbetmek işi.
CEZBETME
Cezbetmek durumu.
SELBETME
Selbetmek işi.
TABETME
Tabetmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BETME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl. Değer veya saygınlık kaybetme.
BATURMAK
Kirletmek, pisletmek: Odayı baturdunuz. Batırmak, sokmak. Saklamak, kaybetmek: Yüzü (yüzüğü) sen baturdun.
ASTENOSPERMİ
Spermlerin zindeliğini kaybetmesi, hareket edememesi veya normalden daha düşük hareket etmesi.
SULANMAK
Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ALTAMAK
Yenmek, mağlubetmek.
AZMALI
Yolunu kaybetmek, şaşırmak, kaybolmak.
KÖTÜRÜMLEŞMEK
Kötürüm duruma gelmek. Algılama özelliğini kaybetmek.
TERLEME
Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.
TAVSAMAK
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek.
YİTİRMEK
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek.
POSTMODERNİZM
Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.
ANAPLAZİ
Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, hücre veya dokuda farklılaşma. Yapı, düzen ve boyanma özellikleri bakımından herhangi bir dokuya uyum göstermeyen ve onlara benzemeyen üremeler. Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, dokuda farklılaşma yetersizliği veya kaybı. Tümör hücrelerinin tanıtıcı özelliğidir, andiferensiyasyon, farklılaşma kaybı.
CEZBELENMEK
Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek.
YENİLMEK
Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
ÜTÜLMEK
Oyunda, yenilmek, kaybetmek.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.
ABİYOTROFİ
Doğuştan yapısal zayıflığa bağlı olarak herhangi bir organın normal işlevini zamansız kaybetmesi. Belli organ ve dokuların, özellikle sinir sisteminin doğum sonrası dönemde henüz tam olarak gelişimini tamamlamamış hücrelerinin dejenerasyonuna bağlı olarak yapı, işlev veya hayatiyetlerini kaybetmeleri. Programlanmış hücre ölümündeki artış olarak da değerlendirilir, erken hücre yaşlanması.
KAYBEDİLMEK
Kaybetme işi yapılmak.