BESİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "besi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. besi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu besi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde besi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BESİNSİZLİK

10 harfli kelimeler

BESİLENMEK

9 harfli kelimeler

BESİCİLİK

8 harfli kelimeler

BESİÇLER, BESİHANE, BESİNSİZ

7 harfli kelimeler

BESİREK, BESİLEK, BESİLİK, BESİREG, BESİMET, BESİNLİ

6 harfli kelimeler

BESİCİ, BESİLİ, BESİME

5 harfli kelimeler

BESİT, BESİN, BESİM, BESİK

4 harfli kelimeler

BESİ

Bazı kelimelerin anlamları

BESİ

Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

BESİREK

Tüylü ve besili erkek deve, dişi boz deve ile erkek buhur devenin çiftleşmesinden doğan erkek deve, damızlık deve. Besili, semiz. Tüylü ve besili erkek deve, hecin.

BESİÇLER

(İran).

BESİREG

Besili, semiz.

BESİNSİZLİK

Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.

BESİME

Güler yüzlü, güleç, neşeli kız.

BESİLİK

Eti için beslenen hayvan.

BESİLENMEK

Tavlanmak.

BESİLEK

Yetişmiş, etli canlı.

BESİCİ

Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.

BESİHANE

Besi yapılmış olan yer.

BESİCİLİK

Besicinin yaptığı iş.

BESİNLİ

Besini olan, gıdalı.

BESİMET

Peksimet.

BESİLİ

Semiz, semirtilmiş.

BESİNSİZ

Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.

  -   -   -  

Anlamında BESİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

ALFA

Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).

AZOTLAMA

Azotlamak işi. Azotlu besin almayan bitki veya hayvanların dokularındaki serbest azotu belirleme.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

ASTEĞMENLİK

Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi. Asteğmenin görevi.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

AMİRAL

Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

BETA

Yunan alfabesinin ikinci harfi.

BESLENME

Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

BAŞÇAVUŞLUK

Başçavuş olma durumu. Başçavuşun görevi. Başçavuşun rütbesi.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

BE

Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. Berilyum elementinin simgesi. "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü.

ANTİOKSİDAN

Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALBAYLIK

Albay olma durumu, miralaylık. Albayın rütbesi. Albayın görevi.

BESLEYİCİ

Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi.

AYIN

Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.