Kelimeler arşivi içinde; başında "besi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. besi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu besi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde besi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BESİNSİZLİK
BESİLENMEK
BESİCİLİK
BESİÇLER, BESİHANE, BESİNSİZ
BESİREK, BESİLEK, BESİLİK, BESİREG, BESİMET, BESİNLİ
BESİCİ, BESİLİ, BESİME
BESİT, BESİN, BESİM, BESİK
BESİ
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
BESİREK
Tüylü ve besili erkek deve, dişi boz deve ile erkek buhur devenin çiftleşmesinden doğan erkek deve, damızlık deve. Besili, semiz. Tüylü ve besili erkek deve, hecin.
BESİÇLER
(İran).
BESİREG
Besili, semiz.
BESİNSİZLİK
Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.
BESİME
Güler yüzlü, güleç, neşeli kız.
BESİLİK
Eti için beslenen hayvan.
BESİLENMEK
Tavlanmak.
BESİLEK
Yetişmiş, etli canlı.
BESİCİ
Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.
BESİHANE
Besi yapılmış olan yer.
BESİCİLİK
Besicinin yaptığı iş.
BESİNLİ
Besini olan, gıdalı.
BESİMET
Peksimet.
BESİLİ
Semiz, semirtilmiş.
BESİNSİZ
Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.
Bu bölümde tanımı içerisinde BESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
AZOTLAMA
Azotlamak işi. Azotlu besin almayan bitki veya hayvanların dokularındaki serbest azotu belirleme.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.
ASTEĞMENLİK
Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi. Asteğmenin görevi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
AMİRAL
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
BETA
Yunan alfabesinin ikinci harfi.
BESLENME
Vücut için gerekli besin maddelerini alma.
BAŞÇAVUŞLUK
Başçavuş olma durumu. Başçavuşun görevi. Başçavuşun rütbesi.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
BE
Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. Berilyum elementinin simgesi. "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALBAYLIK
Albay olma durumu, miralaylık. Albayın rütbesi. Albayın görevi.
BESLEYİCİ
Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi.
AYIN
Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.