Kelimeler arşivi içinde; başında "ber" olan, toplam 222 adet kelime bulunmaktadır. ber ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ber ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BEREKETLENEBİLMEK
BEREKETLENDİRMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETSİZLEŞMEK
BEREKETLENDİRME, BEREKETSİZLEŞME, BERKSHİREDOMUZU, BERRAKLAŞTIRMAK
BERELENEBİLMEK, BERELEYEBİLMEK
BERAATİZİMMET, BERÇİNYAYALAR, BEREKETLENMEK, BEREKETSİZLİK, BERELENEBİLME, BERELEYEBİLME
BERBİRLENMEK, BEREKETLENME, BEREKETLİLİK, BERİCİBERMEK, BERKİŞTİRMEK, BERRAKLAŞMAK
BERABERİNDE, BERÇİNÇATAK, BERÇİNLEMEK, BERDIKLAMAĞ, BEREKLEŞMEK, BERİNĞNEMEK, BERKİDİLMEK, BERKİTİLMEK, BERRAKLAŞMA
BERABERLİK, BERBERBAŞI, BERDELACUZ, BERECEKDOR, BEREHLEMEK, BEREKETSİZ, BERELENMEK, BERENGHARİ, BERHİTİLME, BERİBENZER, BERİLLEMEK, BERİLYOZİS, BERİNLEMEK, BERİNNEMEK, BERKİTİLME, BERKLEŞMEK
BERABERCE, BERBERİCE, BERBERLİK, BERDUŞLUK, BEREKETLİ, BERELEMEK, BERELENME, BERELTMEK, BERENAĞRI, BERENARAN, BERENARIN, BERGAMODİ, BERGÜTMEK, BERİLEMEK, BERKELYUM, BERKETMEK, BERKİHMEG, BERKİLMEK, BERKİNMEK, BERKİŞMEK, BERKİTMEK, BERMEKİLİ, BERRAKLIK, BERTAFSİL, BERTİLMEK
BERABERE, BERAGARİ, BERAKMAK, BERANARA, BERANARI, BERCESTE, BERDANGE, BERDELİK, BERDEVAM, BERDİNKA, BEREDAYİ, BEREGARİ, BERELEME, BEREMERE, BERENARA, BERENARI, BERENARİ, BERGAMOT, BERGANDİ, BERGÜZAR, BERHAYAT, BERHUDAR, BERİBERİ, BERİĞİKİ, BERİKMEK, BERİLYUM, BERKEMAL, BERKİMEK, BERKİNME, BERKİTME, Devamını Oku »»
BERABAR, BERABER, BERATLI, BERBERİ, BEREBER, BEREKET, BERENDİ, BERGAMA, BERHANA, BERHANE, BERHAVA, BERHAYI, BERIREK, BERİCEK, BERİGAH, BERİHAY, BERKANT, BERKİLÜ, BERKİME, BERKİYE, BERKKAN, BERKKÖY, BERKLİK, BERKMAN, BERKMEK, BERKSAL, BERKSAN, BERKSAY, BERKSOY, BERKSUN, Devamını Oku »»
BERAAT, BERAVİ, BERBAH, BERBAT, BERBEG, BERBEH, BERBER, BERBUH, BERCİM, BERCİN, BERCİS, BERÇİM, BERÇİN, BERDEL, BERDOŞ, BERDUŞ, BERDÜÇ, BEREBA, BERELİ, BEREME, BEREŞE, BERETE, BEREVİ, BERFİN, BERGEZ, BERGON, BERGÖN, BERHAY, BERİKİ, BERİSİ, Devamını Oku »»
BERAN, BERAT, BERCİ, BERÇİ, BERDİ, BEREK, BEREM, BEREN, BERES, BERFU, BERGE, BERĞİ, BERİA, BERİL, BERİN, BERİZ, BERKE, BERKİ, BERLİ, BERLÜ, BERME, BERRİ
BERÇ, BERD, BERE, BERİ, BERK
BER
BER
Davar sağılan yer, ağıl. Davarın sağılma zamanı. Koyunların sıra halinde sağılması.
BEREKETSİZLEŞME
Bereketsizleşmek işi.
BERELENEBİLME
Berelenebilmek işi.
BERKSHİREDOMUZU
Orta irilikte vücut yapısı bulunan, İngiltere'den köken alan, vücudu tamamen siyah renkli ancak ayaklar, yüz ve kuyruk ucu beyaz, kulakları dik, büyüme oranı ve kas gelişimi oldukça iyi, erkekleri çok iyi karkas kalitesine sahip domuz ırkı.
BERELENEBİLMEK
Berelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BERAATİZİMMET
Borçsuzluk.
BEREKETSİZLEŞMEK
Bereketsiz duruma gelmek.
BERRAKLAŞTIRMAK
Berrak duruma getirmek, durulaştırmak. Açık, net ve kolay anlaşılır duruma getirmek.
BERÇİNYAYALAR
Ankara ili, Kızılcahamam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BEREKETSİZLİK
Bereketsiz olma durumu.
BERELEYEBİLMEK
Bereleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BEREKETLENDİRMEK
Bereketlenme işini yaptırmak.
BEREKETLENEBİLMEK
Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BEREKETLENDİRME
Bereketlendirmek işi.
BEREKETLENMEK
Çoğalmak, artmak.
BEREKETLENEBİLME
Bereketlenebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
BAĞIRTMAK
Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
APOŞİ
Çember biçiminde, telden yapılma, torbaya benzeyen büyük gözlü ağ.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ANMALIK
Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
ATACILIK
Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
ASPARAGAS
Şişirme haber.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.