Sonu BELLEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bellem" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bellem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bellem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bellem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BELLEM

Bellemek yetisi.

AŞIRIBELLEM

Belleme yetisinin olağanüstü biçimde gelişmiş olması. Unutulmuş anıların canlandırılması ve hiç etki yapmadığı sanılan izlenimlerin gereksiz olarak anımsanması biçiminde kendini gösteren bir ruh hastalığı.

  -   -   -  

Anlamında BELLEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BELLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YUNA

Belleme (II).

ABUSKAL

İş. Sonradan tamamlanmak üzere yarım bırakılan iş. İşte gözetilen sıra. Özellikle tarlalarda, belleme ve kazma sınırı: Abuskalımı düzelteyim.

BELLİLEMEK

İşaret koymak, işaretlemek. Bellemek, öğrenmek: Ahmet dersini iyi belliledi. Devam etmek.

BELLETMEK

Bellemesini sağlamak, öğretmek.

KAPMAK

Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.

BELLEMELİK

Belleme ve kolan yapmaya yarayan keçe. (Bor Niğde).

BELLEYİVERMEK

Çabucak bellemek.

BELLEKSEL

1-Belleğe özgü. 2-Bellemeye ya da belleğin güçlenmesine yardım eden herhangi bir şey.

ÖĞRENMEK

Bilgi edinmek. Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak.

HIFZETMEK

Saklamak. Aklında tutmak, bellemek, ezberlemek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

YAPIK

Belleme (II). Yeniçerilerin giydikleri üstlük.

BELLÜLEMEK

Bellemek, öğrenmek. Belli etmek, tayin etmek.

BELLEKLEMEK

Bellemek, öğrenmek.

BELLEYEBİLMEK

Belleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BELLEYİK

Bellemiş, öğrenmiş.

ADAMILIK

Bağ belleme günlük ölçüsü, bir adamın bir günde belliyebileceği yer. İyilik, insaniyet.

BELLENMEK

Belleme (I) işine konu olmak, öğrenilmek. Belleme (II) işine konu olmak.

BELLEME

Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.

BELLEYİŞ

Belleme işi.