Sonu BEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bel" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YUKARIYAYLABEL

10 harfli kelimeler

YASSICABEL, HAMPALIBEL

9 harfli kelimeler

MÜSTAKBEL, ÜZÜMLÜBEL, TESTENBEL, KURUCABEL

8 harfli kelimeler

DEMİRBEL, GÜMÜŞBEL, EBELEBEL, GÖDENBEL, GÖKÇEBEL, HAZANBEL, KARLIBEL, KENARBEL, KIZILBEL, KOZLUBEL, MÜKEMBEL, YASSIBEL, YELLİBEL, DALLIBEL, ALÇAKBEL, ÇAMLIBEL

7 harfli kelimeler

DECİBEL, KABABEL, İSKABEL, İNCEBEL, İĞDEBEL, ASAMBEL, ALIÇBEL, AKÇABEL, ÖRENBEL, ESENBEL, EĞRİBEL, DESİBEL

6 harfli kelimeler

ŞEMBEL, TENBEL, TÖNBEL, ULUBEL, KAZBEL, BARBEL, TEMBEL, DENBEL, HÖĞBEL, BELBEL, BOZBEL, DÖMBEL, DÜZBEL, GÖMBEL, GÖKBEL

5 harfli kelimeler

CEBEL, KABEL, DÜBEL, GÖBEL, EMBEL, ENBEL, AKBEL, GOBEL, TEBEL, ŞEBEL, SÖBEL, SİBEL, ÖZBEL, CÖBEL, ÖNBEL, LİBEL, GÜBEL, KÖBEL, AMBEL, KIBEL

3 harfli kelimeler

BEL

Bazı kelimelerin anlamları

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

GÜMÜŞBEL

Eskişehir kenti, Seyitgazi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÜZÜMLÜBEL

Burdur ilinde, Bucak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YUKARIYAYLABEL

Isparta şehri, Aksu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YASSICABEL

Sivas şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HAZANBEL

Eğir kökü.

TESTENBEL

Mendil.

KENARBEL

Ardahan şehrinde, Kurtkale bucağına bağlı bir yer.

DEMİRBEL

Afyon şehrinde, Şuhut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖDENBEL

Çok yiyen, obur.

MÜSTAKBEL

İleri bir tarihte beklenen, gelecek.

KURUCABEL

Karaman ilinde, Bucakkışla bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KARLIBEL

Giresun şehri, Görele belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EBELEBEL

Körebe oyunu.

GÖKÇEBEL

Güzel, gösterişli, sevimli soydan geleen kimse. Çorum kenti, Mecitözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Giresun ilinde, Alucra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Erfelek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehri, Mursal bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HAMPALIBEL

Bel, kürek.

  -   -   -  

Anlamında BEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AHİTNAME

Antlaşma belgesi.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ABONELİK

Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.