BEBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bebe" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. bebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BEBEKDERESİ, BEBEKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

BEBELENMEK, BEBEKSİLİK, BEBEKLEŞME

8 harfli kelimeler

BEBERUHİ, BEBEKLİK, BEBEKÇİK, BEBEKKÖY, BEBEKLER

7 harfli kelimeler

BEBECİK, BEBEKLİ, BEBEKÇE, BEBECÜK

6 harfli kelimeler

BEBELİ

5 harfli kelimeler

BEBEK, BEBER, BEBEY

4 harfli kelimeler

BEBE

Bazı kelimelerin anlamları

BEBE

Bebek, küçük çocuk.

BEBEKLEŞME

Bebekleşmek işi.

BEBELENMEK

Çocukluk etmek, çocukça hareket etmek. Tanelenmek, taneleri meydana çıkmak: Fasulyeler bebelenmiş.

BEBERUHİ

Sevimsiz, budala, bücür erkek. Karagöz oyunundaki kambur cücenin adı.

BEBEKDERESİ

Tokat kenti, Artova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BEBEKKÖY

Yozgat kenti, Sarıkaya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BEBECÜK

Lale tomurcuğu.

BEBEKLEŞMEK

Bebek gibi davranışlarda bulunmak.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

BEBEKÇE

Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.

BEBELİ

Adana şehri, Karataş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BEBEKLER

İzmir şehrinde, Ödemiş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BEBEKSİLİK

Gelişmiş bir çocuk ya da yetişkinde gelişimin anlık ya da beden açısından ilkel bir aşamada kalması ya da bu düzeye doğru gerilemesi.

BEBECİK

Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.

BEBEKLİ

Manisa şehrinde, Kula ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BEBEKÇİK

Gelincik çiçeği.

  -   -   -  

Anlamında BEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

KIRKLI

Kırk parçadan oluşmuş. Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın). Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları).

BEBEK

Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

HOPPALA

Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.

HAMLETMEK

Bir sebebe yüklemek, yormak.

ÇOCUKLUK

Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

DANDİNİ

(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.

İSNAT

Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme. Karacılık, iftira.

KUNDAKLAMAK

Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.

KUŞKANADI

Göz akı zarının göz bebeğine doğru bir ok ucu biçiminde ilerlemesi.

APALAK

Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).

KUKLA

Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri. Bu bebeklerle oynatılan oyun. Ayakları olmayan, alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek. Başkasının etkisinde olan, onun isteklerine göre davranan (kimse).

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

KIRKLAMAK

Lohusa veya yeni doğmuş bebek için kırk günü doldurmak. Bir şeyi kırk defa yapmak ve özellikle birçok defa sudan geçirmek, çok yıkamak. Doğumdan kırk gün sonra bebeği törenle yıkamak.

ÇAĞA

Çocuk, bebek.

DUVAK

Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.