Kelimeler arşivi içinde; başında "başıboş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. başıboş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu başıboş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde başıboş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAŞIBOŞ
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
BAŞIBOŞLUK
Başıboş olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞIBOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZADE
Başıboş, erkin, serbest. Başıboş, erkin, serbest olarak.
HUDAYİNABİT
Kendiliğinden yetişen (bitki). Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse). Başıboş büyümüş (kimse).
ÇAPAÇULCU
Serseri, başıboş kimse.
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü. Başıboş bırakılmış at ya da eşek.
SERSERİ
Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
KÜLHANBEYİ
Kendilerine özgü giyinişi olan, argo kullanan, başıboş, haylaz delikanlı, serseri, hayta, külhani.
KAYTABAN
Sürü, deve sürüsü. Başıboş, düzensiz.
İNZİBATSIZ
Sıkı düzeni olmayan, düzensiz, başıboş.
HAYTALIK
Hayta olma durumu, serserilik, başıboşluk, külhanbeylik, kabadayılık, apaşlık.
SALMA
Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.
SÜRTMEK
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek. Dokundurmak. Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak.
BERDUŞ
Başıboş, serseri kimse. Pis, bozuk, bakımsız.
YONT
Başıboş hayvan.
AVARELİK
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.
AVARE
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.
SÜRTÜNMEK
Geçerken değmek, sürünmek. Kavga etmek için sebep aramak. Başıboş, amaçsız dolaşmak.
GÖBEL
Kimsesiz, başıboş çocuk. Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılmış olan toprak tepecikler. Yaramaz çocuk.
SÜRÜNMEK
Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.
DADACILIK
Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.