BAĞIMLI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bağımlı" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. bağımlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bağımlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bağımlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞABİLMEK, BAĞIMLILAŞTIRILMA

16 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞABİLME, BAĞIMLILAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞMAK

12 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞMA

10 harfli kelimeler

BAĞIMLILIK

7 harfli kelimeler

BAĞIMLI

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BAĞIMLILAŞTIRILMA

Bağımlılaştırılmak işi.

BAĞIMLILAŞTIRMA

Bağımlılaştırmak işi.

BAĞIMLILAŞTIRMAK

Bağımlı duruma getirmek.

BAĞIMLILIK

Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

BAĞIMLILAŞABİLMEK

Bağımlılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞIMLILAŞMA

Bağımlılaşmak işi.

BAĞIMLILAŞMAK

Bağımlı duruma gelmek.

BAĞIMLILAŞABİLME

Bağımlılaşabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BAĞIMLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞIMLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞLAŞIMLI

Aralarında karşılıklı destek ve bağımlılık bulunan.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

BAĞIMLAŞMAK

Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak.

EGEMEN

Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

TABİ

Bağımlı. Basıcı. Yayımcı.

MÜPTELA

Bağımlı. Âşık, vurgun. Tutulmuş.

YAPI

Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

TOKSİKOMAN

Dıştan sağlanan her türlü maddeye, özellikle toksik bir maddeye karşı fiziksel ve ruhsal bir bağımlılık duyan, vücudunda bu maddenin yarattığı olağanüstü etkilerin arayışı içinde olan kişi.

EK

Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

KONFEDERASYON

Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.

SERBEST

Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

TABİİYET

Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma, bağımlılık. Uyrukluk.

EROİNCİ

Eroin bağımlısı kimse, eroinman.

KOKAİN

Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir alkaloit.

BAHRİ

Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).

KOKAİNMAN

Kokain bağımlısı olan kimse.

SALMAK

Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Saldırmak. Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sürmek. Uğratmak. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Üzerine yürütmek. Koymak, katmak. Sarkıtmak. Yollamak, göndermek. Vergi yüklemek.

PEYK

Uydu. Bir başkasına bağımlılığı olan.