BAĞINTI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bağıntı" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. bağıntı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bağıntı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bağıntı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK

9 harfli kelimeler

BAĞINTICI, BAĞINTILI

7 harfli kelimeler

BAĞINTI

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

BAĞINTICILIK

Görecelik.

BAĞINTILI

Göreceli.

BAĞINTICI

Göreci.

BAĞINTILILIK

Görelilik.

  -   -   -  

Anlamında BAĞINTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PERÇİNLEMEK

Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.

ULAM

Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.

BİLİNEMEZCİ

Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.

GENELLEMEK

Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.

BAĞLILAŞMAK

İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak veya bağlılık kurmak.

GÖRELİK

Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite.

BAĞIŞIMLIK

İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık.

ORAN

Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

ORANTI

Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp. Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta.

GÖRECİ

Bağıntıcılık yanlısı olan, bağıntıcı, rölativist.

BİLİNEMEZCİLİK

Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.

EKONOMETRİ

Ekonomik olayların açıklanmasında çok sayıda değişkeni göz önüne alarak ve karşılıklı bağıntılar kurarak teorik çalışmaların deneylerle doğrulanmasını sağlayan matematiksel yöntem.

GÖRECELİ

Varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan, göreli, bağıntılı, izafi, nispi, rölatif.

GÖRECELİK

Bağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi, görececilik, bağıntıcılık, izafiye, rölativizm.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

POLİMERLİK

Biri, diğerinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı, polimeri.

NİSPET

Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.

AKMAZLIKÖIÇÜM

Sıvıların akmazlıkları ile bileşimleri ve başka fiziksel özellikleri arasındaki bağıntıları araştırma yöntemleri.

KORELASYON

Bağıntı.

GÖRELİLİK

Var olabilmek veya belirlenebilmek için bağıntı yolu ile başka bir şeye bağlı bulunma durumu, bağıntılılık, izafilik, izafiyet.