Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bastı" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bastı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bastı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bastı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIAYBASTI
KALBURABASTI
TOPRAKBASTI
ZÜLÜFBASTI, ZİLİFBASTI, SOĞANBASTI, SİLAHBASTI, KEKİLBASTI, BOYUNBASTI
AYAKBASTI, KEDİBASTI
KÜLBASTI, KOLBASTI, KEPBASTI, DÜZBASTI, KARBASTI, LAPBASTI, KAŞBASTI, DALBASTI, ŞAMBASTI, YAĞBASTI, YANBASTI, YELBASTI
AYBASTI, ALBASTI
BASTI
BASTI
Kıyma ile pişirilmiş sebze.
AYAKBASTI
Bir yere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı.
DÜZBASTI
Sürülmüş ve üzerinden tırmık geçirilmiş, ekime elverişli tarla. Genel olarak, her tarafa: -Bu yağmur düzbastı yağıyor.
KALBURABASTI
Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü.
KEPBASTI
Çift katlı büyük dalyan ağı.
ZÜLÜFBASTI
Saç tokası.
TOPRAKBASTI
Ayakbastı.
SİLAHBASTI
Kollu kadın yeleği.
KEDİBASTI
Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi.
KOLBASTI
Güreşte ayağı kapılan güreşçinin, rakibinin ayağını tutmasıyla ortaya çıkan geçersizlik durumu. Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü, halka oyunlarından, hareketli, bireysel özellikleri öne çıkaran bir oyun türü.
KEKİLBASTI
Kadın feslerine dikilen altın. (Yenikent Aksaray Niğde).
ZİLİFBASTI
Altın ya da gümüşten yapılan taç.
YUKARIAYBASTI
Şanlıurfa şehrinde, Suruç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BOYUNBASTI
Gerdanlık.
SOĞANBASTI
Kuşbaşı et ve küçük soğanlarla yapılan yemek.
KÜLBASTI
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.
Bu bölümde tanımı içerisinde BASTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASTIRMA
Bastırmak işi.
KÖZLEME
Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.
KİTAPÇI
Kitap satan kimse. Kitap bastırıp satan kimse.
İNDİRMEK
Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak. Hızla vurmak. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Kırmak, tahrip etmek. Kapamak.
DUYGUSAL
Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).
DİZLEMEK
Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.
KUCAKLAMAK
Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak. İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak. Kucağına almak, kucağında taşımak.
KAYINTI
Açlık bastırmaya, atıştırılmaya yarar yiyecek.
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.
LİMONLUK
Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
KANTARMA
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
LOĞLAMAK
Üzerinde loğ gezdirip toprağı bastırmak, sıkıştırmak.
KOMPRESÖR
Bir akışkanı veya gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan alet, sıkmaç. Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. Sert cisimleri kırmak ve delmek için kullanılan makine.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
ALBASMA
Albastı.
MEHLE
Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et.
KÜLBASTILIK
Külbastı yapmaya elverişli olan (et).
BASTIRIK
Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak. Ağırlık, yük.
BASTIRILMAK
Bastırma işine konu olmak.