Kelimeler arşivi içinde; başında "bastı" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. bastı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bastı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bastı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BASTIRIKLANMAK
BASTIRIVERMEK, BASTIRABİLMEK
BASTIRIVERME, BASTIRABİLME
BASTIRILMAK
BASTIRTMAK, BASTIRILMA, BASTIRILIŞ, BASTIRIKTA, BASTIBACAK
BASTIRGEÇ, BASTIRTMA, BASTIRMAK, BASTIRMAĞ
BASTIRIK, BASTIRAN, BASTIRAK, BASTIRAH, BASTIRIM, BASTIRIŞ, BASTIRMA
BASTIRI
BASTIH, BASTIK, BASTIR
BASTI
BASTI
Kıyma ile pişirilmiş sebze.
BASTIRILMAK
Bastırma işine konu olmak.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
BASTIRTMA
Bastırtmak işi.
BASTIRIVERMEK
Çabucak bastırmak.
BASTIRABİLMEK
Bastırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
BASTIRIKLANMAK
Hasta ve bitkin bir durumda olmak, sayıklamak.
BASTIRILIŞ
Bastırılma işi.
BASTIRIKTA
Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.
BASTIRIVERME
Bastırıvermek işi.
BASTIRMAĞ
Dişi hayvanı erkekle çiftleştirmek.
BASTIRGEÇ
Derileri kireç çukuruna bastırmakta kullanılan uzun ve sağlam sopa. (Yalvaç Isparta).
BASTIRABİLME
Bastırabilmek işi.
BASTIRTMAK
Bastırma işini yaptırmak.
BASTIRILMA
Bastırılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BASTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALBASMA
Albastı.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
KİTAPÇI
Kitap satan kimse. Kitap bastırıp satan kimse.
İNDİRMEK
Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak. Hızla vurmak. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Kırmak, tahrip etmek. Kapamak.
KANTARMA
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
AYAKBASTI
Bir yere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı.
DUYGUSAL
Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
KEDİBASTI
Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi.
LOĞLAMAK
Üzerinde loğ gezdirip toprağı bastırmak, sıkıştırmak.
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.
BASTIRMA
Bastırmak işi.
DİZLEMEK
Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.
KUCAKLAMAK
Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak. İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak. Kucağına almak, kucağında taşımak.
KÜLBASTILIK
Külbastı yapmaya elverişli olan (et).
LİMONLUK
Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.
KOMPRESÖR
Bir akışkanı veya gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan alet, sıkmaç. Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. Sert cisimleri kırmak ve delmek için kullanılan makine.
KÖZLEME
Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.
KAYINTI
Açlık bastırmaya, atıştırılmaya yarar yiyecek.
BASTIRIK
Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak. Ağırlık, yük.