BASTI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bastı" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. bastı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bastı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bastı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BASTIRIKLANMAK

13 harfli kelimeler

BASTIRIVERMEK, BASTIRABİLMEK

12 harfli kelimeler

BASTIRIVERME, BASTIRABİLME

11 harfli kelimeler

BASTIRILMAK

10 harfli kelimeler

BASTIRTMAK, BASTIRILMA, BASTIRILIŞ, BASTIRIKTA, BASTIBACAK

9 harfli kelimeler

BASTIRGEÇ, BASTIRTMA, BASTIRMAK, BASTIRMAĞ

8 harfli kelimeler

BASTIRIK, BASTIRAN, BASTIRAK, BASTIRAH, BASTIRIM, BASTIRIŞ, BASTIRMA

7 harfli kelimeler

BASTIRI

6 harfli kelimeler

BASTIH, BASTIK, BASTIR

5 harfli kelimeler

BASTI

Bazı kelimelerin anlamları

BASTI

Kıyma ile pişirilmiş sebze.

BASTIRILMAK

Bastırma işine konu olmak.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

BASTIRTMA

Bastırtmak işi.

BASTIRIVERMEK

Çabucak bastırmak.

BASTIRABİLMEK

Bastırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BASTIRMAK

Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

BASTIRIKLANMAK

Hasta ve bitkin bir durumda olmak, sayıklamak.

BASTIRILIŞ

Bastırılma işi.

BASTIRIKTA

Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.

BASTIRIVERME

Bastırıvermek işi.

BASTIRMAĞ

Dişi hayvanı erkekle çiftleştirmek.

BASTIRGEÇ

Derileri kireç çukuruna bastırmakta kullanılan uzun ve sağlam sopa. (Yalvaç Isparta).

BASTIRABİLME

Bastırabilmek işi.

BASTIRTMAK

Bastırma işini yaptırmak.

BASTIRILMA

Bastırılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında BASTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BASTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBASMA

Albastı.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

KİTAPÇI

Kitap satan kimse. Kitap bastırıp satan kimse.

İNDİRMEK

Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak. Hızla vurmak. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Kırmak, tahrip etmek. Kapamak.

KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.

AYAKBASTI

Bir yere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı.

DUYGUSAL

Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

KEDİBASTI

Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi.

LOĞLAMAK

Üzerinde loğ gezdirip toprağı bastırmak, sıkıştırmak.

ÇATKI

Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.

BASTIRMA

Bastırmak işi.

DİZLEMEK

Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.

KUCAKLAMAK

Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak. İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak. Kucağına almak, kucağında taşımak.

KÜLBASTILIK

Külbastı yapmaya elverişli olan (et).

LİMONLUK

Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.

KOMPRESÖR

Bir akışkanı veya gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan alet, sıkmaç. Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. Sert cisimleri kırmak ve delmek için kullanılan makine.

KÖZLEME

Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.

KAYINTI

Açlık bastırmaya, atıştırılmaya yarar yiyecek.

BASTIRIK

Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak. Ağırlık, yük.