Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bardak" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bardak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bardak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bardak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKÇABARDAK, YENİBARDAK
ALİBARDAK
AKBARDAK
BARDAK
BARDAK
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
AKBARDAK
Karçiçeği, kardelen, çiğdem.
AKÇABARDAK
Karçiçeği, kardelen, çiğdem. Bir çeşit saplı, beyaz kabak.
YENİBARDAK
Adıyaman ilinde, Taraksu bucağına bağlı bir yer.
ALİBARDAK
Diyarbakır ili, Mermer nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUPA
Cam veya seramikten yapılmış, kulplu, büyük bardak. Altın, gümüş, bronz veya kristalden yapılmış, yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap. Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat eseri. İki kapılı bir tür spor otomobil. Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan, genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba. İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, kalp biçiminde olanı, yürek. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.
BADA
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.
ÖKSÜZDOYURAN
Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.
BANDİ
Kadın ayakkabısı. Çam ağacından yapılmış bardak yahut testi. Küçük testi, bidon.
PİPET
Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış.
ŞANGIRTI
Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı.
ZARF
Kap, kılıf, sarma. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.
ŞANGIRDAMAK
Tabak, bardak vb. bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken gürültülü ve çınlayıcı ses çıkarmak.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
TEPSİ
Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan. Bu kap biçiminde olan.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KADEH
Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.
BARDAKÇI
Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse.
KAMIŞ
Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.