BARDAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bardak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. bardak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bardak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bardak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BARDAKÇILAR

10 harfli kelimeler

BARDAKALTI

9 harfli kelimeler

BARDAKCIL, BARDAKCIN, BARDAKÇIL, BARDAKLIK

8 harfli kelimeler

BARDAKCI, BARDAKÇI, BARDAKLI

6 harfli kelimeler

BARDAK

Bazı kelimelerin anlamları

BARDAK

Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.

BARDAKCIN

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAKÇI

Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse.

BARDAKLIK

Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Evlerin duvarlarında bardak koymak için yapılan raf.

BARDAKLI

Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ şehrinde, Karakoçan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars şehri, Arpaçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehrinde, Karacaören bucağına bağlı bir yer.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

BARDAKÇILAR

Ankara şehri, Çamlıdere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Çan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BARDAKÇIL

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAKCIL

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAKCI

Taze incir. Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

  -   -   -  

Anlamında BARDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANDİ

Kadın ayakkabısı. Çam ağacından yapılmış bardak yahut testi. Küçük testi, bidon.

BADA

Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.

ŞANGIRTI

Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı.

ZARF

Kap, kılıf, sarma. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.

PİPET

Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış.

KUPA

Cam veya seramikten yapılmış, kulplu, büyük bardak. Altın, gümüş, bronz veya kristalden yapılmış, yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap. Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat eseri. İki kapılı bir tür spor otomobil. Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan, genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba. İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, kalp biçiminde olanı, yürek. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

DOLU

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

KADEH

Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

BANDİK

Şalvar. Çocuk ayakkabısı, patik. Küçük lamba. Çabuk ateş alabilir, yanabilir madde, kav. Çam ağacından yapılmış bardak yahut testi.

ALTLIK

Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

BADAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

HACAMAT

Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.

TEPSİ

Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan. Bu kap biçiminde olan.

ŞANGIRDAMAK

Tabak, bardak vb. bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken gürültülü ve çınlayıcı ses çıkarmak.

ÖKSÜZDOYURAN

Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

KAMIŞ

Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.