BALON ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "balon" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. balon ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu balon ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde balon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

BALONCU

Balon satan kimse. Palavracı.

BALONCUK

Küçük balon.

BALONCULUK

Baloncunun yaptığı iş.

BALONVARİ

Balona benzer, balon gibi.

  -   -   -  

Anlamında BALON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BALON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FISALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

FOLLİKULUS

Baloncuk, kesecik, torbacık.

PALAVRACI

Uydurma söz veya haber ortaya atan, yaptığı işleri abartan, bu davranışları huy edinmiş olan (kimse), tıraşçı, uydurmacı, baloncu.

SITMAK

1.İçi su ya da irin dolu yara, kabarcık patlamak. 2.Öd patlamak, korkmak. 3.Yumurta ve benzerleri kırılmak. 4.Balon patlamak 5.Çok yağmur nedeniyle ekin bozulmak. Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek. Ödü patlamak, korkmak.

SAFRA

Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.

PUHURCAK

Balon : Bakkaldan puhurcak aldım.

BALIN

Balon. Sevgili, sevilen.

GAVUK

İçi oyulup kurutulmuş patlıcan. Kaya, çürümüş ağaç ya da dişlerdeki oyuklar. Kerpiç evler yapılırken derz arası fazla bırakılmış yer. Kar başlığı. Hayvanların idrar torbası. Uzun (keçi memesi için): Gavuk memeli keçiler sütlü olur. Balon: Babam bana gavuk getirmiş. Ev duvarlarında eşya koymaya yarayan boşluklar. (Yenikent Aksaray Niğde; Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

BULLA

Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

KOİLOSİTOZİS

Sitoplazmasında balonumsu dejenerasyonu andıran tarzda geniş boşluklar içeren ve büzüşmüş çekirdekli koilositlerin varlığı. Genellikle papillomavirüs enfeksiyonlarında epitel hücre katlarında dikkati çeker.

POMPOMİK

Balon.

FOSALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

HİSTEROSEL

Gebe döl yatağının etrafındaki herhangi bir organ içine veya bölgeye balon biçiminde fıtıklaşması.

SENMEK

1.Tazeliğini yitirmek, büzülmek, pörsümek (meyve, bitki vb.). 2.Meyve çok olgunlaşmak. 3.Kurumaya yüz tutarak hafiflemek, eksilmek. 4.Kabarık, şişkin bir şey sönmek (top, balon ve benzerleri için). 5.Kapta bekletilen sıvılar durulmak. 1.Kilo vermek, zayıflamak. 2.Güçlük ve sıkıntı çekmekten tükenmek, küçülmek. 3.Sakinleşmek. Yara iyileşmeye başlamak. Gücü azalmak. Buruşmak, solmak, suyu çekilmek. Sönmek, havası boşalmak.

SENİK

Çam ağacından oyularak yapılan su kabı, tahta testi. 1.Havası inmiş, pörsümüş (top, balon ve benzerleri için). 2.İçi boş, kof. 3.Başak tutmamış tahıl. 4.Suyu çekilmiş, kurumaya yüz tutmuş (ağaç, meyve vb.). İki çatallı, harman savurmakta kullanılan bir araç.

KOİLOSİT

Normal alyuvarda olduğu üzere içbükey yüzeyli hücre. Koilositoziste büzüşmüş çekirdekli, balonumsu dejenerasyondan etkilenmiş epitel hücresi.

PAF

Kof, dayanıksız kişi. Akciğer. Mısır koçanı. Küf, pas. Posa. Küflü, kof, çürük. Balon, top ve benzerleri nin patlayınca çıkardıkları ses için.

PALAVRA

Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon. Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. Uzun ve boş konuşma, martaval.

ŞİŞİRDEK

Balon.