Kelimeler arşivi içinde; başında "bala" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. bala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BALAENOPTERİDAE
BALABANLAŞMAK
BALABANBURUN, BALABANLAŞMA
BALALITAKIM, BALABANKORU
BALAKLAMAK, BALABANTAŞ, BALABANLIK, BALABANLAR, BALABANCIK
BALABANLI, BALALAYKA, BALAKLACI, BALABANCI, BALALAMAK, BALALAMAĞ
BALABAND, BALAÇORA, BALADURA, BALADİYE
BALABAN, BALAHUR, BALAKLI, BALALAN, BALALAS, BALALIK, BALAĞIZ, BALAFUR, BALADUR, BALADIZ, BALABEY, BALACAN
BALAYI, BALATA, BALAST, BALANS, BALAMA, BALALI, BALACA, BALADA, BALAKİ
BALAÇ, BALAD, BALAR, BALAK, BALAT, BALAĞ, BALAH
BALA
BALA
Yavru, çocuk.
BALABANLAR
Kastamonu şehrinde, Devrekâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
BALABANKORU
Edirne ilinde, Hamidiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BALABANCIK
Bursa kenti, Mudanya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Edirne şehrinde, İbriktepe bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tekirdağ şehri, Ballı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BALABANLIK
Balaban olma durumu.
BALABANBURUN
İstanbul ili, Boyalık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BALALAYKA
Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı.
BALABANTAŞ
Kars ili, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BALABANCI
Uşak şehrinde, Eşme belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BALABANLI
Çanakkale kenti, Gülpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Tanyeri nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir ilinde, Ovakent nahiyesine bağlı bir bölge. Tekirdağ şehri, Muratlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BALAENOPTERİDAE
Çatal kuyruklu balinagiller.
BALABANLAŞMAK
Balaban duruma gelmek, irileşmek.
BALAKLAMAK
Manda doğurmak.
BALALITAKIM
Dokuz parçadan ibaret mobilya.
BALABANLAŞMA
Balabanlaşmak durumu.
BALAKLACI
Gebe manda.
Bu bölümde tanımı içerisinde BALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AMBALAJLANMAK
Ambalajlı duruma gelmek.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AMBALAJCILIK
Ambalajcının yaptığı iş.
AMBALAJSIZ
Ambalajlanmamış. Ambalajlanmamış bir biçimde.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
AMBALAJLI
Ambalajlanmış. Ambalajlanmış bir biçimde.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
BABACIK
Babalara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz.
AMBALAJLANMA
Ambalajlanmak durumu.
AMBALAJCI
Ambalaj yapan kimse.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
AMBALAJLAMAK
Ambalaj yapmak.
AMBALAJLAMA
Ambalajlamak işi.