Sonu BAKA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "baka" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu baka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında baka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde baka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BAKA

Bak: Baka neler yapıyor. Dik (çift demiri için). Baksan a!.

KOLBAKA

Kurbağa.

DABAKA

Tabaka, kat.

MÜSABAKA

Yarışma.

ABAKA

Abla, büyük kız kardeş. Hala. Amca.

TABAKA

Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

  -   -   -  

Anlamında BAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞVEKİL

Başbakan.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

BAŞBAKANLIK

Başbakan olma durumu, başvekâlet. Başbakan ve görevlilerinin çalıştığı daire, başvekâlet. Başbakanın yaptığı iş, başvekâlet.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

AMBARCI

Ambara bakan görevli, ambar memuru.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

BAKAKALMA

Bakakalmak işi.

AVAM

Alt tabaka, havas karşıtı.

BAKALİTLİ

Bakalit kaplamalı.

BAŞBAKAN

Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.