BAKA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "baka" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. baka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu baka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde baka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BAKACAKLIÇİFTLİĞİ

12 harfli kelimeler

BAKAYORURKEN, BAKAMPİSİLİN

11 harfli kelimeler

BAKACAKKADI

10 harfli kelimeler

BAKABİLMEK, BAKAYAZMAK, BAKADURMAK, BAKAKALMAK

9 harfli kelimeler

BAKALİTLİ, BAKAYAZMA, BAKALORYA, BAKALARYO, BAKAKALMA, BAKABİLME, BAKADURMA, BAKAKALIŞ

8 harfli kelimeler

BAKARACA, BAKANLIK

7 harfli kelimeler

BAKANAY, BAKACAK, BAKACIK, BAKASYA, BAKARAK, BAKANAK, BAKALİT, BAKAĞAN, BAKALAK, BAKAÇAK, BAKAMAK

6 harfli kelimeler

BAKARA, BAKARE, BAKALE, BAKAVU, BAKAYA

5 harfli kelimeler

BAKAM, BAKAR, BAKAÇ, BAKAS, BAKAL, BAKAN

4 harfli kelimeler

BAKA

Bazı kelimelerin anlamları

BAKA

Bak: Baka neler yapıyor. Dik (çift demiri için). Baksan a!.

BAKAKALMAK

Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak.

BAKADURMAK

Bakma işini sürdürmek.

BAKALARYO

Barlam balığı.

BAKAKALMA

Bakakalmak işi.

BAKABİLME

Bakabilmek işi.

BAKALİTLİ

Bakalit kaplamalı.

BAKABİLMEK

Bakma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAKALORYA

Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.

BAKAYORURKEN

Bakarken, bakıpdururken, bakmakta iken.

BAKAYAZMAK

Bakacak gibi olmak. Bakadurmak.

BAKACAKLIÇİFTLİĞİ

Çanakkale şehri, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAKADURMA

Bakadurmak işi.

BAKAYAZMA

Bakayazmak işi.

BAKACAKKADI

Zonguldak şehri, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BAKAMPİSİLİN

Antibakteriyel spektrumu, etki gücü ve farmakokinetik özellikleri amoksisiline benzeyen yarı sentetik penisilin türevi bir madde.

  -   -   -  

Anlamında BAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

BAŞBAKAN

Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

AVAM

Alt tabaka, havas karşıtı.

BAŞVEKİL

Başbakan.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

BAŞBAKANLIK

Başbakan olma durumu, başvekâlet. Başbakan ve görevlilerinin çalıştığı daire, başvekâlet. Başbakanın yaptığı iş, başvekâlet.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

BAŞVEKİLLİK

Başbakanlık.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

AMBARCI

Ambara bakan görevli, ambar memuru.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.