Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bada" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bada ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bada olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bada olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
LAMBADA, ALABADA, HARBADA, ILABADA, ILIBADA, İLABADA, İLİBADA
LABADA, GABADA, LİBADA
OBADA
BADA
BADA
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.
İLİBADA
Kırlarda, sulak yerlerde yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot. Çocuk yeleği. Dolmalık yaprak. Cepkene benzeyen süslü ceket. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir).
LAMBADA
Güney Amerika'da yapılmış olan bir dans. Bu dansın müziği.
HARBADA
Kap kacak ve giyim eşyasında fazla büyüklük, bolluk.
ILIBADA
Kırlarda, sulak yerlerde yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot.
ILABADA
Sulak çayırlarda kendi kendine yetişen ve yaprakları sebze olarak yenen bir çeşit ot, labada.
GABADA
Kabadayı.
OBADA
Komşuluk.
İLABADA
Sığırdili familyasından, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen bir bitki.
LİBADA
Pamuklu kadın elbisesi.
LABADA
Karabuğdaygillerden, dere kıyılarında, sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen, çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, efelek (Rumex patientia).
ALABADA
Sulak ve verimli toprakta yetişen ve yaprağından dolma yapılan bir çeşit tohumlu bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde BADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BADANACILIK
Badanacının yaptığı iş.
BABALANMAK
Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.
BADANASIZ
Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.
CUPPADAK
Cumbadak.
EFE
Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek. Ağabey. Kaptan. Kabadayı.
BADANALATMA
Badanalatmak işi.
BADANACI
Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.
BADANALANMA
Badanalanmak işi.
BIÇKINLAŞMAK
Kabadayılık taslamak.
DAYI
Annenin erkek kardeşi. Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici. Kabadayı. Kayırıcı. Cesur, yiğit. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
DAYILIK
Dayı olma durumu. Kabadayılık, külhanbeylik. Kayırıcılık. Dayıya yakışan davranış.
BADANALANMAK
Badana yapılmak.
BIÇKIN
Külhanbeyi, kabadayı. Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur. 1988 yılında çekilen bir Kemal Sunal filmi.
CAKA
Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka.
BADANALATMAK
Badanalama işini yaptırmak.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
BADANALI
Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).