AĞIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ağıl" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. ağıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ağıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ağıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AĞILANDIRMAK

11 harfli kelimeler

AĞILANDIRMA

10 harfli kelimeler

AĞILLANMAK, AĞILLANMAH

9 harfli kelimeler

AĞILÖNLER, AĞILANMAK, AĞILAŞMAK, AĞILLANMA, AĞILLAMAK

8 harfli kelimeler

AĞILKAYA, AĞILYOLU, AĞILYAZI, AĞILILIK, AĞILDERE, AĞILAMAK, AĞILBAŞI, AĞILAŞMA, AĞILANMA

7 harfli kelimeler

AĞILLAR, AĞILÖZÜ, AĞILÖNÜ, AĞILMAK, AĞILLIK, AĞILCIK, AĞILKÖY, AĞILAMA, AĞILCIN

6 harfli kelimeler

AĞILLI, AĞILPA, AĞILTI

Bazı kelimelerin anlamları

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AĞILLANMAH

Akıllanmak.

AĞILYOLU

Ardahan şehrinde, Çayırbaşı bucağına bağlı bir bölge.

AĞILÖNLER

Ağılı önlemek amacıyla tabana sürülen özel yapıda kimyasal özdek.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AĞILAMAK

Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.

AĞILDERE

Erzincan kenti, Armutlu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AĞILAŞMAK

Ağılı duruma gelmek.

AĞILYAZI

Malatya ilinde, Battalgazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Malatya ili, Darende ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AĞILANDIRMAK

Ağılı duruma getirmek.

AĞILANMAK

Zehirlenmek.

AĞILLANMA

Ağıllanmak işi.

AĞILANDIRMA

Ağılandırmak işi.

AĞILLAMAK

Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.

AĞILILIK

Gaz, çözelti ve benzerlerinin gösterdiği ağılı olma özelliği.

AĞILKAYA

Sivas ilinde, Karayün nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında AĞIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

AŞAĞILANMA

Aşağılanmak durumu, tezellül.

AŞAĞILATMAK

Aşağılama işine uğratmak, tenzil etmek.

AŞAĞILAŞMAK

Aşağılık duruma düşmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

AŞAĞILANMAK

Aşağılık duruma düşürülmek.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

AŞAĞILAMA

Aşağılamak durumu, istihkar, tenzil.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

ALÇAK

Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

ADİLEŞMEK

Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.

AĞILAŞMA

Ağılaşmak durumu.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.