Kelimeler arşivi içinde; başında "ağıda" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ağıda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ağıda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ağıda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AĞIDA
AĞIDA
Pekmez, şeker gibi tatlılardan yapılan koyu sıvı, ağda.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TENEZZÜL
Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. Alçak gönüllü gösterme.
BİÇİK
Sel yatağı, dere, dere yatağı. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir tane, bir tanecik. Dağda, iki kaya arasındaki boşluk. İki derenin birleştiği yer. Kesik, biçilmiş. Denize doğru uzanmış kara parçası, burun. Dağlarda, tepelerde sellerin açtığı yarıntı. Su yolu. Dana. Kuyruğu düğümlü koç. Köşe, bucak, uç, açı. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı. Nergiz çiçeğinin yetiştiği kaya oyuğu. Dana, sığır yavrusu. Buzağıdan büyük yavru. Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. Kesik, kesilmiş.
AŞAĞILAK
Aşağıya doğru, aşağıda, aşağıya ait, aşağı yer.
ŞARAMPOL
Kara yollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm.
AŞAĞAĞI
Aşağıki, aşağıdaki.
BAKIRBASMA
Vücudun yer yer kızarması ile beliren bir hastalık: Bizim kız bakırbasma olmuş. Dizlerden aşağıda çıkan yara.
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
TUBA
Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan nefesli çalgı. Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç.
LEFFÜNEŞİR
Birkaç adı bir sözün başında söyledikten sonra bunların sıfat veya fiillerini daha aşağıda sıralama.
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
APARKAT
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
BUĞULKAN
Atların diz kapaklarından aşağıda olan ve pansumanla geçirilebilen hafif şişkinlik.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
TABAN
Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.
HEPATOPTOZİS
Karaciğerin karın boşluğunda normale göre daha aşağıda yer alması.
GEREKTİRME
Gerektirmek işi, istilzam. Verilen önermelerden elde edilen önerme. Verilen p, q önermeleri için, doğruluk çizelgesi aşağıda verilen ve ile gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. koşullu önerme, koşullu.
BODRUM
Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü. Muğla iline bağlı ilçelerden biri.