Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayığ" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayığ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ayığ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayığ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AYIĞ
Verem.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİRNİK
Fundalık. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı.
ÇILKALAMAK
Yayığı hafifçe yaymak: Bir parça yoğununuz vardı, yayığa atıp çılkaladım.
FELİGA
Sandal, küçük kayık, balıkçı kayığı.
HALAYIKLI
Halayığı olan.
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
FELENK
Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.
BORDA
Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
BOŞCU
Kömür yüklenirken boş küfeleri kayığa atan.
BAŞALTI
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları. Kayığın baş tarafının altındaki odacık: Şeker sandıklarını başaltına koyun deniz ıslamasın. Emin yer, en güvenilecek yer: Gişinin malı başaltında gerek. Yağlı güreşte ve karakucakta baş'tan önceki boy.
ÇIRNIK
Küçük boyda kayık. Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. Bir çeşit tahterevalli. Serçeye benzer bir çeşit kuş. Taşlı yol, patika. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. Küçük dere. İnce ağaçlı sık orman. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayık, sandal. Sinop şehri, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇEPİÇ
Bir yaşındaki keçi yavrusu. Bir yaşındaki erkek keçi. İki yaşında olan keçi. Yayığın içindeki sopa. Bir yaşında keçi. Bir yaşlı erkek keçi. Bir yaşlı erkek keçi; karşılığı çebiç. Altı aylık veya bir yaşındaki erkek keçi ( < DLT. çepiş).
FUTA
Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.
SKİF
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı.
BİŞŞEK
Yayık döğmede kullanılan ağaç. Yayığın emziğine takılan tıkaç.
YEDEKÇİ
Bir hayvanı yedeğe alan kimse. Akıntıya karşı kayığı iple karaya çeken kimse, kolancı. Türkü söyleyene eşlik eden kimse.
MANYAT
Alamanadan küçük, üç çifte balıkçı kayığı. Bu kayıklarla atılıp karadan çekilen küçük ağ.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
EYE
Sahip, koruyucu. Evin, ailenin en sayılan kadını. Baba. Kaburga kemiği. Erkeğin karısına sesleniş ya da hitap şekli: Eye, bir çay göy içeyh. Gerçekten. Erkekler arasında kullanılan ünlem. Ed. eğer. Eğer. Kayığın iskeletini oluşturan ağaçlar. (Yenice Gelendost Isparta). Malik, sahip, efendi.
FELİKA
Sandal, küçük kayık, balıkçı kayığı. Çiçeksiz lahana.