Kelimeler arşivi içinde; başında "ayırt" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. ayırt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayırt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayırt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYIRTABİLMEK
AYIRTLAŞMAK, AYIRTTIRMAK, AYIRTMANLIK, AYIRTLANMAK, AYIRTABİLME
AYIRTILMAK, AYIRTLAMAK, AYIRTTIRMA
AYIRTILMA, AYIRTSAMA
AYIRTMAÇ, AYIRTMAK, AYIRTMAN, AYIRTTIK
AYIRTIM, AYIRTMA, AYIRTAÇ
AYIRTI
AYIRT
AYIRT
Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
AYIRTTIK
Aynı kökten türemiş türlü şekillerin bir takımında bulunan ortak türeme öğesi: dolmak ve doymak aynı kökten türemiş diye kabul edildiği takdirde birinin ayırttığı -I-, öbürünün -y- olur.
AYIRTMAÇ
Başka yere dikilmek üzere ağaçdan kesilen dal. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Ağaç gövdesinden ayırarak koparılmış büyük dal.
AYIRTLAŞMAK
Ayrılmak.
AYIRTMANLIK
Ayırtmanın görevi, mümeyyizlik.
AYIRTMAK
Ayırma işini yaptırmak.
AYIRTSAMA
Söze güzellik katmak için iki nesne arasındaki ayrılığı belirtme sanatı. Ör. / Ruhunla mihr-i âlem-taba kimdir söyleyen birdir / O ecsama senin ruhsarın ervaha müessirdir.
AYIRTILMAK
Ayırtma işine konu olmak.
AYIRTMAN
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.
AYIRTTIRMAK
Ayırtma işini yaptırmak.
AYIRTILMA
Ayırtılmak işi.
AYIRTLAMAK
Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Seçmek, ayırıp çıkarmak. Fasletmek, halletmek, ayrrdetmek. Ayıklamak, temizlemek.
AYIRTABİLMEK
Ayırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYIRTABİLME
Ayırtabilmek işi.
AYIRTTIRMA
Ayırttırmak işi.
AYIRTLANMAK
Ayrılmak, tefrik edilmek. Ayıklamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NUMARA
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.
CİNSİYET
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.
İŞLEV
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.
IŞIK
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
AYIRMAÇ
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
KARAKTER
Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.
MÜMEYYİZLİK
Ayırtmanlık. Mümeyyizin görevi.
KAYIRTMA
Kayırtmak işi.
ANTİSEMİTİZM
Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.
NÜANS
Ayırtı. İnce ayrım.
DOĞRULTU
Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.
KOLOİT
Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
KARAKTERİZE
Ayırıcı niteliği ortaya konulmuş, ayırt edilmiş.
NİTELİKSİZ
Ayırt edici özelliği olmayan, basit, düz. Nitelik bakımından üstün olmayan, kalitesiz.
NİTELİK
Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
MÜMEYYİZ
İyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran, seçen. Yazıları beyaz kâğıda temize çeken kimse. Ayırtman.
ÇALAR
Ayırtı.
NİTELİKLİ
Bir şeye ayırt edici özellik veren, vasıflı. Bir şeyi yapabilme niteliğini ve ustalığını kazanmış olan, kalifiye. Bir şeye nitelik bakımından üstünlük kazandıran, kaliteli.