Sonu AYIF ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayıf" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayıf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ayıf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayıf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

KADAYIF, GADAYIF, GEDAYIF, KEDAYIF

5 harfli kelimeler

HAYIF, ZAYIF, KAYIF, MAYIF, SAYIF

4 harfli kelimeler

AYIF

Bazı kelimelerin anlamları

AYIF

Ayıp.

KADAYIF

Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek.

KEDAYIF

Kadayıf.

HAYIF

Haksızlık, insafsızlık. Acınma, üzülme. "Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz.

SAYIF

Sahip.

ZAYIF

Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

KAYIF

Pencere çerçevesi.

GEDAYIF

Kadayıf. Arapça kökenli katâif: kadayıFar.

GADAYIF

Kadayıf.

MAYIF

Yüze gülen, yaltakçı.

  -   -   -  

Anlamında AYIF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYIF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

ÇİROZLUK

Zayıflık, kuruluk.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

CIRBOĞA

Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius). Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk.

ARGIN

Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

ARIKLIK

Zayıflık, sıskalık.

DÜŞÇÜLÜK

Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.

ÇİROZLAŞMAK

Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.

CILIZ

Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

ÇİROZ

Yumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı. Bu balığın kurutulmuşu. Çok zayıf (kimse).

ÇELİMSİZ

Güçsüz, zayıf, nahif.

DAMAKSIZ

Damağı olmayan. Sivri uçlu balıkçı iğnesi. Tat alma duyusu zayıflamış olan veya bu duyuyu tamamen yitirmiş olan (kimse).

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

CILIZLAŞMAK

Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).