Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avruk" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avruk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avruk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avruk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAKAVRUK
CELAVRUK, GARAVRUK, GASAVRUK, KAÇAVRUK
KAVRUK, SAVRUK, GAVRUK, YAVRUK
AVRUK
AVRUK
Yanak. Obur. Yaylaya götürülen eşya. Hasta.
YAVRUK
Üstünde odun kesilen büyük kütük.
KARAKAVRUK
Hindiba.
GARAVRUK
Susuz yerlerde yetişen ve insanlar tarafından yenilen bir çeşit ot.
CELAVRUK
Romatizma.
GAVRUK
Ormanda, kendiliğinden kuruyup, çürümüş ve işe yaramaz hale gelmiş ağaç. Büyük köknar ağacı. Çürüyüp oyulmuş ağaç.
GASAVRUK
Tahta çivileri çakmadan önce, ayakkabı köselesinin gereken yerlerine delik açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde).
KAVRUK
Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.
SAVRUK
Aklını işine vermeyen, dikkatsiz. Yersiz para harcayan, tutumsuz. Düzensiz, dağınık.
KAÇAVRUK
Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVRUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAVRUKLUK
Kavruk olma durumu.
KÜLÜK
Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan. Eşek. Kuluçka. Boynuzlu keçi. Külde pişirilen yağlı yufka ekmeği. Taşçı çekici, balyoz. Sarı benizli, cılız, kavruk çocuk. Çok ağır: Şu sepet külük gibi. Ocağın önünde kül toplanan yer. Zamk. Sıcak külde pişirilen kalın ekmek. Külbastı.
CİBCİK
Dipçik. Karakavruk otunun sütünden yapılan sakız.
YANIK
Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.
DELİBAZARI
Savruk, düşüncesiz kimsenin giriştiği iş, yaptığı alışveriş.
BARDABAŞ
Serseri, haşarı, burnunun doğrusuna giden, saygısız. 2 Tertipsiz, işini bilmez, perişan, savruk, pasaklı. Yaramaz, yerinde duramayan çocuk.
KÖTEMEZ
Kötü, fena, kalitesi düşük, iyi gelişmemiş, kavruk.
PINDIK
Tasasız, savruk, dikkatsiz.
TERTİPSİZ
Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).
MESTAN
Çok küçük kavun. Savruk kimse. Sarhoşlar. Adıyaman şehri, Koçali nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Ayancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HESAPSIZ
Hesabı tutulmayan. Ölçüsüz, tutumsuz, savruk, müsrif. Önceden iyi düşünülmemiş, sonu belli olmayan. Sayılamayacak kadar çok olan.
DAPDİRİ
Yalınayak, başıkabak, züppe ve savruk dolaşma (hakkında).
DORDOĞAN
Perişan, savruk.
SAVRUKLUK
Savruk olma durumu.
DİKKATSİZLİK
Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.
DİKKATSİZ
İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.
KA
Küçültme ilgeci, +cak, +cek : Yavruka geliyor. Bir çeşit saç ekmeği, böreği. Kız anlamında ünlem. Kalkmak. Kâhya - idris kalerindi. Asit iyonlaşma sabitesi.
GAVRUKLAŞMAK
Eğilmek: Bu ağaç sıcaktan gavruklaşmış.
ALAPARTICI
Savruk, baştan savma iş yapan.
KARAKOCA
Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. Büyümeden yaşlanan, kavruk ağaç. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.