Kelimeler arşivi içinde; başında "avrul" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. avrul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avrul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avrul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVRUL
AVRUL
Nisan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVRUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KULUNLAMAK
Kısrak veya eşek yavrulamak.
KEBAP
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et. Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek. Yanmış, yanık. Kavrulmuş, kızarmış.
KAVURMA
Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.
KESELİLER
Kanguru gibi, dişilerinin karnında yavrularını taşımaya yarayan kese bulunan hayvanlar takımı.
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılmış olan yiyecek. Güneşte kurutulmuş peynir.
KAHVE
Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
KAHVERENGİ
Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
KÖRPE
Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı. Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan). Henüz bozulmamış, yıpranmamış. Çok genç (kimse).
KAVRUK
Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.
KAVURMAÇ
Kavrulmuş buğday.
KURUM
Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
BUZAĞILAMAK
Sığır yavrulamak.
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.
KAVURGA
Buğday, mısır vb. tahılların kuru yemiş gibi yenilmek için ateşte kavrulmuşu.
KIYMA
Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.
HODAN
Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis).
KAVRULUŞ
Kavrulma işi.
KAVRULMA
Kavrulmak işi.
KANGURU
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus).