AVRAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "avramak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. avramak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu avramak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avramak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AVRAMAK

Kollamak, korumak, zaptetmek: Ali ağanın kızını aldın ama bakalım avrayabilecek misin?. Kavramak, alışmak.

  -   -   -  

Anlamında AVRAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVRAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAVRAMAK

Kavramak. Köpek ısırmak: Köpek çocuğu gavramış. Eski türkçe kavramak: kavramak; sıkıca tutmak; anlamak; elverişlilik kazanmak.

OKUMAK

Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

KARMALAMAK

Avuçta sıkmak, avuçlamak. Tavanı kireç ya da çamurla kaplamak. Şurasından burasından kavramak, avuç içine alıp tutmak.

GÖRMEK

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

KARVAMAK

Kavramak, yakalamak.

ERİKMEK

Azmak, taşkın hareketler yapmak. Üzülmek. Anlamak, kavramak. Koyun sürüsü ikiye ayrılmak. Gürültü yapmak: Yeter çok eriktiniz. Kadın kocasından ayrılmak.

KARMAMAK

Kavramak, el ile tutmak, yapışmak.

AVUÇLAMAK

Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.

KAVRAMAK

Elle sıkıca tutmak. Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. Bir nesne veya düşünceyi her yönünü anlamak, iyice anlamak.

KAVRAMA

Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

KARVAŞMAK

Kavraşmak, birbirini alt etmek üzere kavramak.

ANNAMAK

Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Anlayış, bellek, zekâ. Anlamak. Anlamak, kavramak. Anlamak (bk. ânlamak). Anlamak, bk. annımak.

KASNAKLAMAK

Kasnak içine almak, çemberlemek. Kollarını dolayarak kavramak. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak.

GAVRALAMAH

Kavramak.

ALGILAMAK

Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.

FEHMETMEK

Anlamak, kavramak.

GAVCAKLAMAK

Kavramak.

ANNAKLAMAK

Dikkatle etrafı araştırmak, gözetlemek. Bir şeyi gizlice dinlemek. Anlamak, kavramak.

KAVZAMAK

Sıkı tutmak, kavramak. Korumak, muhafaza etmek.