Kelimeler arşivi içinde; başında "avra" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. avra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVRATDANMAH, AVRATLANMAK
AVRADAPA, AVRATBAZ, AVRATLIK
AVRAMAK, AVRATSI
AVRANA
AVRAD, AVRAK, AVRAN, AVRAT
AVRA
AVRA
Daldırma. Dara.
AVRATDANMAH
Ev işlerinde becerikli, bilgili olmak.
AVRAT
Kadın. Karı, eş.
AVRATLIK
İyi ev kadınlığı. Evi iyi yönetme, çekip çevirebilme yeteneği (kadında). Zevcelik.
AVRAN
Obur.
AVRATBAZ
Kadın avcısı, zampara.
AVRATLANMAK
Ev işlerinde becerikli, bilgili olmak. Mızıkçılık etmek.
AVRAD
Kadın, karı, avrat. Kadın, eş.
AVRAMAK
Kollamak, korumak, zaptetmek: Ali ağanın kızını aldın ama bakalım avrayabilecek misin?. Kavramak, alışmak.
AVRAK
Ahmak, aptal.
AVRADAPA
Kılıbık.
AVRANA
Dişi deve. Yük devesi. Büyük tencere, leğen. Ağzı büyük, büyük ağızlı. Dişi, yerli boz deve.
AVRATSI
Kadınlığa özenen kız.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
AHLAKLI
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AHLAKSIZLIK
Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.