Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avlanma" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avlanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avlanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avlanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AVLANMA
Avlanmak işi.
TAVLANMA
Tavlanmak işi.
ÇAVLANMA
Çavlanmak işi.
KAVLANMA
Kavlanmak işi.
HAVLANMA
Havlanmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAMIHLANMAK
Tavlanmak, iyileşmeye yüz tutmak.
BAĞLAK
Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri. Ormanlık ve kayalık yerlerdeki geçit. Çitle çevrilmiş tarla. Ana suya karışan derecikler. Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit. Yemeni, renkli basmadan yapılan baş örtüsü. Türkünün son dörtlüğü. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Oyunun sonucunu bağlayan son söz. Paklama işlemi uygulanacak kangalların, çelik tel ile bağlanarak bir araya getirilmiş birkaçı. Bir edebiyat parçasının içindeki fikirleri bağlıyan sonuç.
AVLATMAK
Avlanma işini yaptırmak.
AVLANIŞ
Avlanma işi.
BESİLENMEK
Tavlanmak.
AVLANABİLMEK
Avlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖPMEK
Çoğalmak, kabarmak, artmak. Hastalık nedeniyle karın şişmek. Deve, sığır gibi hayvanlar çok ot yiyip şişmek. Ölmüş gibi yatmak, sızmak. Toprak tavlanmak. Kızarak bağırıp çağırmak. Şişmek: Midem köptü. Şişmemek, doymamak. Şişmek.
KÖKELMEK
Tavlanmak, semizleşmek. Semizlemek.
HAYCI
Avlanmak istenen hayvanı veya sürüyü ürkütüp avcıya doğru yönlendiren kimse. Domuz ve kurt avlarında bağırarak hayvanları ürküten kişi.
SOĞUŞMAK
Toprak su soğurup tavlanmak.
ÖZTAVLAMA
Sarılmış durumdaki sıcak haddelenmiş kangalların, 600-700° C arasında kendi kendilerine tavlanmaları olayı.
KNİDOBLAST
Knidlilerin (Cnidaria) içinde yakıcı kamçılar taşıyan, özel yakıcı kapsülleri kapsayan, korunmaya ve avlanmaya yarayan hücreleri, yakıcı hücre.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
TAVSIZ
Tavlanmamış, tav verilmemiş.
DADANAK
Kuş, balık avlamak için av yerine konulan yem. Hileye kapılarak avlanma yerine alışan keklik, sülün.
MINDI
Av köpeklerinin avlanma çağı. Ayakları kısa bir çeşit küçük köpek.
TAVLANDIRMAK
Tavlanmasını sağlamak. Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak. Beslemek.
BOĞLAK
Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri.
EVCÜK
Küçük çocukların taş ve kiremit parçaları ile evcilik oynamak için yaptıkları ev. Keklik avlağı. Taş ya da daldan yapılmış avlanma kulübesi.
KARMIK
Çay ağzında yapılmış olan balıkçı büğeti. Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.