Kelimeler arşivi içinde; başında "avlanma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. avlanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avlanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avlanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVLANMA
Avlanmak işi.
AVLANMAK
Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖKELMEK
Tavlanmak, semizleşmek. Semizlemek.
TAVSIZ
Tavlanmamış, tav verilmemiş.
AVLATMAK
Avlanma işini yaptırmak.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
BAĞLAK
Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri. Ormanlık ve kayalık yerlerdeki geçit. Çitle çevrilmiş tarla. Ana suya karışan derecikler. Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit. Yemeni, renkli basmadan yapılan baş örtüsü. Türkünün son dörtlüğü. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Oyunun sonucunu bağlayan son söz. Paklama işlemi uygulanacak kangalların, çelik tel ile bağlanarak bir araya getirilmiş birkaçı. Bir edebiyat parçasının içindeki fikirleri bağlıyan sonuç.
KARMIK
Çay ağzında yapılmış olan balıkçı büğeti. Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.
ÇAVLANMA
Çavlanmak işi.
AVLANIŞ
Avlanma işi.
HAVLANMA
Havlanmak durumu.
BESİLENMEK
Tavlanmak.
BOĞLAK
Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri.
KAVLANMA
Kavlanmak işi.
AVLANABİLMEK
Avlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAVLANMA
Tavlanmak işi.
DADANAK
Kuş, balık avlamak için av yerine konulan yem. Hileye kapılarak avlanma yerine alışan keklik, sülün.
EVCÜK
Küçük çocukların taş ve kiremit parçaları ile evcilik oynamak için yaptıkları ev. Keklik avlağı. Taş ya da daldan yapılmış avlanma kulübesi.
SOĞUŞMAK
Toprak su soğurup tavlanmak.
HAYCI
Avlanmak istenen hayvanı veya sürüyü ürkütüp avcıya doğru yönlendiren kimse. Domuz ve kurt avlarında bağırarak hayvanları ürküten kişi.
TAVLANDIRMAK
Tavlanmasını sağlamak. Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak. Beslemek.
KNİDOBLAST
Knidlilerin (Cnidaria) içinde yakıcı kamçılar taşıyan, özel yakıcı kapsülleri kapsayan, korunmaya ve avlanmaya yarayan hücreleri, yakıcı hücre.