Kelimeler arşivi içinde; başında "avlamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. avlamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avlamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avlamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVLAMAK
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMKİRMEK
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek. Köpek kesik kesik havlamak.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
KİRTİL
Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.
AFGURMAK
Köpek havlamak. Ürümek, havlamak.
MİYAVLAMA
Miyavlamak işi.
YAKALAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Tutturmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak.
ÜRÜMEK
Havlamak.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
CAVLAMA
Cavlamak işi.
SAVLAMA
Savlamak işi.
ÜÇÇATAL
Büyük balıkları avlamak için kullanılan ucu üç çatallı zıpkın.
KAVLAMA
Kavlamak işi.
HAVLAMA
Havlamak işi.
TAVŞANCIL
Çoğu tavşan avlamakla beslenen kartal, akbaba vb. yırtıcı kuş.
TAVLAMA
Tavlamak işi.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
KUŞMAR
Kuş avlamak için hazırlanmış tuzak, kuş tuzağı.