Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avel" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇAKÇAVEL
KARAVEL, CAHAVEL, CİHAVEL, HARAVEL, HORAVEL, SAHAVEL, SAKAVEL, ZAHAVEL
KAVEL
AVEL
AVEL
Alev. Bön, avanak, şaşkın.
SAKAVEL
Çalı süpürgesi.
KARAVEL
Çift motorlu bir uçak türü.
SAHAVEL
Çalı süpürgesi.
ZAHAVEL
Ahır süpürmekte kullanılan uzun süpürge.
ÇAKÇAVEL
Geveze, dedikoducu.
HORAVEL
'Hodah' ların 'kotan' sürerken koro hâlinde söyledikleri türkülere verilen ad.
CİHAVEL
Çalı süpürgesi.
KAVEL
Yeşil kabuğu soyulmuş ceviz. Kaval.
HARAVEL
Türkü.
CAHAVEL
Çalı süpürgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÖGEVELE
Arapça kökenli mukavele: mukavele.
MAKYAVELCİ
Makyavelcilik yanlısı olan, Makyavelist.
ARDİYYE
ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.
NEŞİR
Yayma, dağıtma, saçma. Yayım. yayım. -mukavelesi: yayım sözleşmesi.
MAKYAVELİST
Makyavelci.
SÖZLEŞMESİZ
Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.
MAKYAVELİZM
Makyavelcilik.
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.
FINDIK
Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.
DAVUŞTU
Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi. Mukavele, sözleşme. Arkadan konuşma, söz etme.
MAKYAVELCİLİK
Politikada, amaca ulaşmak için ahlaka aykırı da olsa her türlü aracı hoş gören anlayış, Makyavelizm.
KONUŞUK
Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı.
SÖZLEŞİMSEL
akdi, mukavelevi (bk. sözleşmeli).
GARAVELLİ
Boş sözler: Başında garavelli ohuma. Güldürücü küçük fıkra.
SÖZLEŞMELİ
Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.
AKİD
sözleşme (Eski Roma töresindeki "contractus" ile "pactum" ayırımından değişik olarak, bugün "akid" ile "mukavele" terimleri aynı kavramı anlatmak için kullanıldığından, her ikisine de karşılık diye, töre dilimize iyice yerleşmiş ve yayılmış bulunan '"sözleşme" terimi benimsenmiş, ayrıca "akid" karşılığı diye "bağıt" terimine yer verilmemiştir). -yapma va'di: sözleşme kurma sözvermesi (bk. ön akid). sözleşen.
ÇAVALYE
Çavela.
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.