Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avet" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GABAVET, HALAVET, KASAVET, REHAVET, SAHAVET, ŞEKAVET, TARAVET, TİLAVET, GEDAVET, KEDAVET, SEHAVET, ZEKAVET
ADAVET
DAVET
AVET
AVET
Hediye, armağan. Vait. Sevinmelik, bahşiş.
TARAVET
Tazelik.
ADAVET
Düşmanlık.
TİLAVET
Kur'an'ı güzel ve yüksek sesle, usulünce okuma.
KEDAVET
Soğuk esen rüzgâr, poyraz.
GABAVET
Anlayışsızlık, kalın kafalılık, bönlük.
ZEKAVET
Çabuk anlama ve kavrama, zeyreklik. Zekâ, zekilik.
HALAVET
Sevimlilik, şirinlik, tatlılık.
DAVET
Çağrı, çağırma. Yemekli toplantı.
ŞEKAVET
Haydutluk.
GEDAVET
Batıdan esen rüzgâr.
KASAVET
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı.
SEHAVET
Arapça kökenli sahâvet: sahavet; yiğitlik.
REHAVET
Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik.
SAHAVET
El açıklığı, seleklik, cömertlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVAYIT
Hediye, armağan. Hizmet karşılığı ödenen bedel. Zarar, ziyan yapan hayvanların sahiplerinden, köy korucusunun aldığı para. Düğüne davet için başka köyleri dolaşan kendisine okuyucu denen kimseye verilen bahşiş. Gelin olacak kız için istenen para, başlık. Bahşiş olarak verilen yiyecek.
DAVETÇİLİK
Davetçi olma durumu.
ÇAĞRILI
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
JAKETATAY
Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
ATDIBAŞAĞA
Düğün davetlilerinin başkanı.
KASAVETLENME
Kasavetlenmek işi.
KÖRPELİK
Körpe olma durumu, tazelik, taravet.
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak. Belli olmak, açıkça görünmek. Okunulmak. Davet edilmek, çağrılmak.
ÇAĞRILIK
Davetiye.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
DAVETNAME
Yasal bir iş için gönderilen davetiye.
GEVŞEKLİK
Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.
TAZELİK
Taze olma durumu, körpelik, taravet. Dinç, diri, canlı olma durumu.
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.
HAYDUTLUK
Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
DAVETİYE
Bir toplantıya, bir yere çağırmak üzere düzenlenen davet yazısı, çağrılık.