Kelimeler arşivi içinde; başında "avda" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. avda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVDANERTESİ
AVDANCIK, AVDANLIK
AVDALLA, AVDAMAK, AVDANLI
AVDALI
AVDAL, AVDAN, AVDAS, AVDAZ
AVDA
AVDA
Pekmezin üzerine biriken beyazlık.
AVDANCIK
Burdur kenti, Bucak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa şehri, Demirtaş nahiyesine bağlı bir yer. Konya kenti, Beyşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AVDALI
Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AVDANERTESİ
Pazartesi.
AVDALLA
Alık, aptal. Sağır, kekeme.
AVDANLIK
Araç, aygıt.
AVDAZ
Abdest.
AVDAL
Alık, aptal. Manisa şehrinde, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AVDAN
Pazar günü. Afyon şehri, Davulga bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Afyon kenti, Dinar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ilinde, Çamlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Antalya ili, Korkuteli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bilecik ili, Osmaneli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bolu ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bursa ili, Keles belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Denizli ilinde, Bozkurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli kenti, Tavas ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kocaeli ili, Akçaova bucağına bağlı bir yer. Konya ili, Akören belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Ilgın belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa ili, Soma belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, Taraklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun kenti, Vezirköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehrinde, Kabalı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AVDAS
Aptes.
AVDAMAK
Oyalamak, işgal etmek.
AVDANLI
Ankara ilinde, Yenimehmetli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.
BUĞDAYGİLLER
Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.
ÇAVDARLI
Çavdar katılmış.
ELENMEK
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak. Yarışma dışı kalmak, yarışmadan çıkarılmak. Süzülmek. Sınavda başarısız sayılmak.
SORU
Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.
ÇAVUN
Hayvan derisinden veya çavdan yapılmış kırbaç.
TÜYO
Herhangi bir konuda verilen gizli bilgi. Yarış öncesinde belirlenen veya tahmin edilen yarışmacı hakkında verilen gizli bilgi. Sınavda başkasından yardım görme veya bir kaynaktan yararlanma, kopya.
AKÇAVDAR
Bir çeşit çavdar.
ÇAVDARMAHMUZU
Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).
ŞEHRİYE
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru.
TÜFEK
Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.
ÇAVDARSIZ
Çavdar katılmamış.
ABDAZ
Abdest, karşılığı abdez, ahdes, avdaz.
ÇAKTIRMAK
Çakma işini yaptırmak. Birinin bir şeyi sezmesini sağlamak. Sınavda bırakmak.
SAÇMA
Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
ALATENE
Bulgur ve mercimekle yapılan bir çeşit yemek. Çavdarla karışık buğday: Bu yıl 50 gülek alatenem çıktı.