AVAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aval" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. aval ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aval ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

AVALLANMAK, AVALLAŞMAK

9 harfli kelimeler

AVALLAŞMA

7 harfli kelimeler

AVALİST

6 harfli kelimeler

AVALAH, AVALAK, AVALCA, AVALLA, AVALTI

4 harfli kelimeler

AVAL

Bazı kelimelerin anlamları

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

AVALLANMAK

Alevlenmek.

AVALAK

Bön, avanak, şaşkın. Tembel. Oğlak, keçi yavrusu. Tembel, alık, aptal.

AVALİST

Ticari senetlerden doğan bir borca şerh ve imza koyarak kefil olan kişi. karşılığı kefil.

AVALLAŞMA

Avallaşmak durumu.

AVALCA

Avala yakışır bir biçimde.

AVALLAŞMAK

Aval duruma gelmek.

AVALAH

Bön, avanak, şaşkın.

AVALLA

Sağır ve dilsiz.

AVALTI

Ev arkasındaki bahçe ve tarla.

  -   -   -  

Anlamında AVAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BUNCAĞIZ

Bu kadar, bu kadarcık. Bu zavallı, bu küçücük.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

BORALI

Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı.

ANDAVALLILIK

Andavallı olma durumu.

ÇAVELA

Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.

BİÇARELİK

Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

DURUŞMA

Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.

DAM

Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.

ANDAVALLI

Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.

DİZ

Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.

ÇARESİZ

Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.

FAÇALI

Havalı, gösterişli.

DUMAN

Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

ANDAVAL

Andavallı.

BEDAVALAŞMA

Bedavalaşmak durumu.

ANDAVALLIK

Andavallılık.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

DAVALAŞMA

Davalaşmak durumu.

BACAKKALEMİ

Kaval kemiği.