Kelimeler arşivi içinde; başında "aval" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. aval ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aval ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVALLANMAK, AVALLAŞMAK
AVALLAŞMA
AVALİST
AVALAH, AVALAK, AVALCA, AVALLA, AVALTI
AVAL
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
AVALCA
Avala yakışır bir biçimde.
AVALİST
Ticari senetlerden doğan bir borca şerh ve imza koyarak kefil olan kişi. karşılığı kefil.
AVALTI
Ev arkasındaki bahçe ve tarla.
AVALLANMAK
Alevlenmek.
AVALLAŞMAK
Aval duruma gelmek.
AVALAK
Bön, avanak, şaşkın. Tembel. Oğlak, keçi yavrusu. Tembel, alık, aptal.
AVALLA
Sağır ve dilsiz.
AVALAH
Bön, avanak, şaşkın.
AVALLAŞMA
Avallaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORALI
Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
DURUŞMA
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
BACAKKALEMİ
Kaval kemiği.
ANDAVAL
Andavallı.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
DUMAN
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.
ANDAVALLILIK
Andavallı olma durumu.
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
FAÇALI
Havalı, gösterişli.
DİZ
Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.
ANDAVALLIK
Andavallılık.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
BUNCAĞIZ
Bu kadar, bu kadarcık. Bu zavallı, bu küçücük.
DAVALAŞMA
Davalaşmak durumu.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.
BEDAVALAŞMA
Bedavalaşmak durumu.