Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atar" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜYÜKLÜTATAR
KÜKÜRTATAR
KAZARATAR, ROKETATAR
ÇOKSATAR, FÜZEATAR, ALTIATAR, TİRMATAR
TOLATAR, ALTATAR
ANATAR, OKATAR
GATAR, HATAR, PATAR, SATAR, BATAR, TATAR, KATAR, YATAR
ATAR
ATAR
Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).
TOLATAR
Tombul, iri, gürbüz, kanlı canlı. Gürbüz.
TİRMATAR
Kırıntı.
PATAR
Erkek ördek.
FÜZEATAR
Otomatik olarak füze atan silah.
KÜKÜRTATAR
Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan.
ÜYÜKLÜTATAR
Edirne şehrinde, Karakasım nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GATAR
Ekin bağlamları. Katar, sıra.
ÇOKSATAR
En çok satılan yayın.
HATAR
Odun, toprak ve benzerleri yığını. Katar.
ROKETATAR
Bazuka.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
OKATAR
Ok atan, ok fırlatan.
ALTIATAR
Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.
ANATAR
Anahtar.
ALTATAR
Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar. Altı mermi atan, toplu tabanca.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇITAK
Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan. Kaba, huysuz, kavgacı.
BUHARLAŞTIRMAK
Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.
ANEVRİZMA
Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.
AYIRAÇ
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
ARTER
Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
AORT
Ana atardamar.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
BULMACA
Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
BATARYALI
Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu. Bu oyunda atılan değnek.
ARTERİT
Atardamar bozukluğu.
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.
BAZUKA
Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar.
AKBASMA
Katarakt.