Kelimeler arşivi içinde; başında "ataş" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ataş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ataş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ataş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ATAŞLANMAK
ATAŞLAMAK
ATAŞELİK
ATAŞLIĞ, ATAŞLIH, ATAŞLIK
ATAŞE
ATAŞ
ATAŞ
Tutturgaç.
ATAŞLAMAK
Ateşlemek.
ATAŞELİK
Ataşe olma durumu. Ataşenin görev yaptığı yer.
ATAŞLIH
Kibrit.
ATAŞLIĞ
Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç.
ATAŞLANMAK
Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.
ATAŞE
Bir elçiliğe bağlı uzman, elçilik uzmanı.
ATAŞLIK
Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde ATAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
SATAŞILMA
Sataşılmak işi.
ÇİFTELİ
Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.
ÇAMURLAŞMAK
Çamur durumuna gelmek. Sataşmaya, kavga çıkarmaya başlamak, terbiyesizleşmek.
SARKINTI
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.
ÇAMURLANMAK
Üzerine çamur sıçramak, bulaşmak. Kötülenmek, sataşılmak.
SATAŞMA
Sataşmak işi.
PENÇELİ
Pençesi olan. Sataşkan. Pençe vurulmuş (ayakkabı). Güçlü.
TUTTURGAÇ
Kâğıtları birbirine tutturmak için kullanılan telden yapılmış araç, ataş.
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
BULAŞKAN
Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.
SATAŞILMAK
Sataşma işine konu olmak.
SATAŞKAN
Sataşan, saldırgan, mütecaviz.
ÇAMUR
Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
SARKINTILIK
Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.
DAHLETMEK
Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.
MÜTECAVİZ
Saldırgan, saldırıcı, sataşkan. -den çok, -i aşan.