Kelimeler arşivi içinde; başında "asılmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. asılmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu asılmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde asılmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ASILMAK
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASILMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASILMA
Basılmak işi.
DÜZELTİ
Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.
KURUMLANMAK
Gururlanarak kasılmak. Kurum (I) tutmak.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
YAFTALANMAK
Yafta asılmak ya da yapıştırılmak. Tanınmak, nitelenmek, şöhret bulmak.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
LEVHA
Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tabela. Tablo, resim.
MÜHÜRLENMEK
Mühürleme işi yapılmak, mühür basılmak.
ARBIŞMAK
Yoktan kavga çıkarmak. Tutmak, yapmak: Şu işi arbıştım. Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek.
BÜZÜŞMEK
Büzülerek alan hacmini küçültmek, kırışmak. İlişmek. Kasılmak.
KURULMAK
Kurma işine konu olmak veya kurma işi yapılmak. Övünür biçimde davranışlarda bulunmak, kasılmak. Rahatça oturmak, yerleşmek.
APUŞMAK
Birinin üzerine çullanmak, asılmak.
TUTUNMAK
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak. Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak. Kendi üzerine koymak, kullanmak. Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
KASILMA
Kasılmak işi, takallüs.
GERİLMEK
Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.
ASILMA
Asılmak işi.
ANDILMAK
Abanmak, yaslanmak, bir şeyin üzerine yüklenmek, eğilmek. Bir kimseye asılmak. Boş vakit geçirmek, hiç bir iş yapmamak. Üstüne varmak. Kuvveti kesilmek, halsiz düşmek.
ARBILMAK
Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek. Birisine yük olmak. Birinin üstüne abanmak. Birine yük olmak.