Sonu AST ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ast" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ast ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ast olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ast olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MİKROGAMETOBLAST

15 harfli kelimeler

HEMATOSİTOBLAST

14 harfli kelimeler

MEGAKARYOBLAST, MİYOFİBROBLAST, PROERİTROBLAST, KOLLAJENOBLAST, SİTOTROFOBLAST, HEMANJİYOBLAST

13 harfli kelimeler

SPONGİYOBLAST, SPONJİYOBLAST, FEOKROMOBLAST, RADYOKONTRAST, PANSPOROBLAST, HEMOSİTOBLAST

12 harfli kelimeler

BLEFAROBLAST, BLEFAROPLAST, EMBRİYOBLAST

11 harfli kelimeler

ERİTROBLAST, FRAGMOPLAST, ODONTOBLAST, KİNETOPLAST, MİYELOBLAST, KONDROBLAST, KONDROPLAST, MELANOBLAST, EOZİNOBLAST, PLAZMOBLAST, SKLEROBLAST, POLAROPLAST, RETİNOBLAST

10 harfli kelimeler

TROFOBLAST, OSTEOKLAST, TRİKOBLAST, TERMOPLAST, SPOROBLAST, SFEROPLAST, PROTOPLAST, NEFROBLAST, NORMOBLAST, LENFOBLAST, OSTEOPLAST, OSTEOBLAST, ASTROBLAST, APİKOPLAST, AMİLOPLAST, KROMOBLAST, KOLLOBLAST, KNİDOBLAST, KLOROPLAST, FİBROBLAST, ADENOBLAST, KROMOPLAST

9 harfli kelimeler

LÖKOBLAST, EKTOBLAST, PERİPLAST, PERİBLAST, AKSOPLAST, FİKOPLAST, OLEOPLAST, HİPOBLAST, NÖROBLAST, İDİOBLAST, ŞEROPLAST, MONOBLAST, MİYOBLAST, TONOPLAST, LÖKOPLAST

8 harfli kelimeler

KONTRAST, SUYİGAST, EPİBLAST, NÖROMAST, NEOBLAST

7 harfli kelimeler

SUİKAST, OOBLAST, KALMAST

6 harfli kelimeler

BALAST

5 harfli kelimeler

BLAST, İRAST

4 harfli kelimeler

DAST, GAST, RAST, LAST, KAST

3 harfli kelimeler

AST

Bazı kelimelerin anlamları

AST

Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.

MİKROGAMETOBLAST

Bazı sporozoonlarda, mikrogametosit ile mikrogamet arasında bir ara safha. Kimi sporozoanlarda mikrogametositle mikrogamet arasında bir ara evre.

SİTOTROFOBLAST

Yavru zarlarından dölüte en yakın tabakayı oluşturan, villusların iç kısmında yer alan, hücre sınırları çok belirginlik gösteren, trofoblastların oluşturduğu koryon kesesinin esas hücreleri.

SPONGİYOBLAST

Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre. Nörogliya hücrelerinin ve omuriliğin çevresine ışınsal uzanan telleri veren embriyonik epitel hücreleri. Sponjiyoblast. Embriyoda nöral tüpün gelişiminde ependim ve astrositler olarak bilinen nörogliya hücrelerinin öncü hücresi. Süngerlerde spongin meydana getiren göze.

HEMATOSİTOBLAST

Retiküler bağ dokudaki ilkel retikulum hücrelerinden oluşan ve kan hücrelerinin asıl kökenleri olan oldukça büyük ilkel kan hücreleri, hemositoblast.

PANSPOROBLAST

Kendisini çevreleyen bir zarı bulunan veya bulunmayan, gelişimi sonucunda iki veya daha fazla sayıda spor meydana getiren Apansporoblastina ve Pansporoblastina alt takımındaki protozoonlarda görülen disporoblastik sporont ve sporoblast ana hücresi.

SPONJİYOBLAST

Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre, spongiyoblast.

HEMANJİYOBLAST

Mezodermden kaynaklanan, damarların oluşumunu sağlayan embriyonik hücre.

RADYOKONTRAST

X ışınlarını geçirmeyen.

KOLLAJENOBLAST

Fibroblastların farklılaşmasıyla oluşan, kollajen üreten hücre.

FEOKROMOBLAST

Kromafin hücrelerine dönüşen embriyololojik yapı.

HEMOSİTOBLAST

Miyeloyit ana hücresi. Kemik iliğinde bulunan ve her tip beyaz kan hücresi (monosit, granülosit, lenfosit) ile megakaryosit ve eritrositleri veren çok yönlü hücre. Hematositoblast. , : Kan yapan dokularda bulunan ve kan gözelerini verecek olan ilkel bir göze tipi.

PROERİTROBLAST

Alyuvar gelişiminde köken hücreden farklılaşan, sitoplazma mavi ve çekirdek ise mor renkte boyanan ilk hücre.

MİYOFİBROBLAST

Hem fibroblast hem de düz kas hücresinin sitolojik karakteristiklerini taşıyan, çekirdek uzamış olup dalgalı profil gösterebilen, sitoplazmada aktin filamentleri bulunan, bazal lamina olmayan, yaraların büzüşmesinde ana rol oynayan hücre. Bağ doku hücresi ve düz kas hücresinin kimi ortak yapısal özelliklerine sahip, yaraların büzüşmesinde ana rol oynayan iğsi hücre. Kasılma yeteneğinde olduğundan, geniş yüzeyli yaralarda yara yüzeyinin daralmasını önemli görev üstlenir.

BLEFAROBLAST

Bazal cisimcik.

MEGAKARYOBLAST

Memelilerde kemik iliğinde trombosit olma yönünde uyarılan progenitör hücrelerin bölünüp çoğalması sonucu oluşan hücre.

  -   -   -  

Anlamında AST bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AST geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AEROBİK

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AĞLI

Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.