Kelimeler arşivi içinde; başında "ast" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. ast ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ast ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ast olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ASTROVİRÜSLER, ASTİGMATÖNLER
ASTIRABİLMEK, ASTROVİRİDAE, ASTROSİTOZİS, ASTIRIVERMEK, ASTENOSPERMİ
ASTSUBAYLIK, ASTIRABİLME, ASTIRIVERME, ASTİGMATİZM, ASTİGMATLIK, ASTEĞMENLİK, ASTARLATMAK, ASTAKSANTİN, ASTRONOTLUK, ASTARLANMAK
ASTEATOZİS, ASTERİSKUS, ASTROPİKAL, ASTRONOMİK, ASTARLAMAK, ASTARLANMA, ASTRAGALUS, ASTROSİTOM, ASTIRILMAK, ASTROBLAST, ASTROFİZİK, ASTROLOJİK, ASTARLATMA
ASTÜLEŞKE, ASTIRILMA, ASTİGMATA, ASTRAGLUS, ASTRENJAN, ASTROGLİA, ASTROLOJİ, ASTRONOMİ, ASTARLAMA, ASTEMİZOL, ASTELSAYI
ASTÖZLEK, ASTROSİT, ASTRONOT, ASTRONOM, ASTARLIK, ASTARSIZ, ASTROLOG, ASTRAGAN, ASTEĞMEN, ASTACURA, ASTEROİT, ASTEROİD, ASTSUBAY, ASTIRMAK, ASTİGMAT
ASTARYA, ASTIMLI, ASTARAK, ASTARLI, ASTIRMA, ASTUMAK, ASTASIM, ASTATİN, ASTKÜME
ASTLIK, ASTENİ, ASTOŞI, ASTOMİ
ASTAN, ASTAM, ASTIM, ASTAP, ASTAR, ASTAT, ASTOR, ASTİK, ASTER
ASTE, ASTA
AST
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
ASTSUBAYLIK
Astsubay olma durumu. Astsubayın görevi.
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
ASTROVİRİDAE
Astrovirüsler.
ASTIRIVERME
Astırıvermek işi.
ASTIRABİLME
Astırabilmek işi.
ASTİGMATÖNLER
Astigmatlığı düzelten mercek.
ASTIRIVERMEK
Çabucak astırmak.
ASTROSİTOZİS
Çeşitli nedenlerle zedelenen sinir hücrelerinin etrafında astrositlerin sayıca çoğalması.
ASTIRABİLMEK
Astırmaya gücü yetmek veya astırma olasılığı bulunmak.
ASTEĞMENLİK
Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi. Asteğmenin görevi.
ASTARLATMAK
Astar yaptırmak veya geçirtmek.
ASTENOSPERMİ
Spermlerin zindeliğini kaybetmesi, hareket edememesi veya normalden daha düşük hareket etmesi.
ASTROVİRÜSLER
Yuvarlak, 25-35 nm yarıçapında, zarfsız, sınıflandırması henüz yapılmamış olan tek zincirli RNA genomu içeren bir virüs ailesi. İsmini elektron mikroskobik olarak 5 veya 6 noktadaki yüzey uzantıları nedeniyle oluşan yıldız benzeri görünümden almıştır, Astroviridae.
ASTAKSANTİN
Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.
ASTİGMATLIK
Astigmat olma durumu. Optik eksenden uzakta bulunan bir noktanın görüntüsünün, eksenden uzaklaştıkça nokta olarak değil doğru, elips, çember, ilkine dikey doğru olarak görünmesi biçiminde ortaya çıkan bir mercek kusuru. Gözün bütün çaplarında aynı refraksiyon özelliğini taşımaması nedeniyle göze gelen ışınların belirli bir noktada odak oluşturamaması sonucu görüşte netlik oluşmaması, astigmatizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde AST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.