Kelimeler arşivi içinde; başında "asiye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. asiye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu asiye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde asiye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ASİYE
ASİYE
İsyan eden. l. Direk, sütun. Acılı, kederli üzüntülü kadın. Hz. Musa'yı Nil'den çıkararak büyütüp yetiştiren Firavun'un eşi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRTASİYECİLİK
Kırtasiyecinin yaptığı iş. Bürokrasi.
DEKADANLAR
Ondokuzuncu yüzyıl sonlarında, Parnasiyenlere karşı bir tepki olarak, simgeciliği (symbolisme'i) aşırı dereceye çıkaran sanatçılara verilmiş ad.
VASİYET
Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey. Vasiyetname.
KIRTASİYECİ
Kırtasiye satan kimse. Bürokrat.
ÇİRİŞLENME
Çirişlenmek işi veya durumu. Nişastanın ve bazı inorganik tuzların etkisi ile yapısının bozulması, su alarak şişmesi, kristal özelliğini kaybetmesi ve viskozite ve enzimlere karşı hassasiyetinin artması.
TEOKRATİK
Teokrasiye dayanan.
DEMOKRATİKLEŞMEK
Demokrasiye uygun biçime girmek.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
DUYARLIKLI
Duyarlığı olan, hassasiyetli.
VASİ
Bir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimse. Ölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse.
DEMOKRATLAŞMAK
Demokrasi ilkelerini uygulamak, demokrasiye uygun yapıyı kurmak. Demokrat bir biçimde davranmak.
BÜROKRASİ
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu. Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik.
FLİŞ
Genel olarak marnlı-killi, şistli (arjilitli) olup, içinde iri çıkıkları ve kor kayaç parçaları da bulunan özel fasiyezde bir yerteknesi tortul topluluğu.
ÖZELLİK
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.
TEOKRAT
Teokrasiye dayanan iktidar sahibi kimse.
ANTİDEMOKRATİK
Demokrasiye aykırı olan.
VASİYETNAME
Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu belge, vasiyet.
ABASİ
Dört kuruş: Bu tavuğu sekiz abasiye aldım.
DEMOKRATİK
Demokrasiye uygun.