Sonu ASAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "asar" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu asar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında asar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde asar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

UYGULAYIMTASAR

13 harfli kelimeler

YERBÖLÜMTASAR

12 harfli kelimeler

AYRINTITASAR

11 harfli kelimeler

DAMALITASAR

10 harfli kelimeler

ÇİZİMTASAR, DÜZENTASAR, KONUMTASAR

9 harfli kelimeler

YAPITASAR

8 harfli kelimeler

YÖNTASAR, YOLBASAR, MUHTASAR, DİLBASAR, YANKASAR, YANBASAR, SERMASAR

7 harfli kelimeler

KARASAR, SUBASAR

5 harfli kelimeler

MASAR, KASAR, GASAR, TASAR, YASAR, HASAR, ÇASAR, BASAR

4 harfli kelimeler

ASAR

Bazı kelimelerin anlamları

ASAR

Eserler. Yüzyıllar.

UYGULAYIMTASAR

Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.

AYRINTITASAR

Büyük ölçekli düzentasarın, bir toprak parçasında, bugünkü ve gelecek için önerilmiş yapıları ve bayındırlık etkinliklerini, taşınmazların sınırlarını, sokak ve anayol çizgilerini, ağaçları ve ağaç kümelerini gösteren, küçük ölçekteki özeti.

YANBASAR

Çatı oluşturan destek ağaç. (Muttalip Eskişehir).

DAMALITASAR

Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.

DİLBASAR

Hekimlerin boğazı görebilmek için dili bastırdıkları araç, abeslang. Ecza karıştırmakta kullanılan yassı araç, abeslang.

YANKASAR

Kötü, kaba, aksi.

MUHTASAR

Kısaltılmış olan.

SERMASAR

Sarmaş dolaş.

YOLBASAR

Haydut.

YERBÖLÜMTASAR

Bir kentin ya da kasabanın tümünde ya da bir bölümünde, yerbölümlemenin hangi ilkelere bağlı olarak yapılacağını, yerbölümlerin yerini ve sınırlarını gösteren harita.

YAPITASAR

Geleneksel kent düzentasarına oranla daha esnek, yerel güce ve halk katılışına ağırlık veren, kentin büyümesinin ve değişmesinin önemli sorunlarına öncelik tanıyan bir tasarlama türü.

DÜZENTASAR

Kent ya da kasaba halkının sağlığını korumak, toplumsal, ekonomik ve ekinsel gereksinmelerini, iyi yaşama düzenini ve çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve kent verilerine dayanılarak oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel işlevler arasında denge kurup, eldeki ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için, varsa yeryazım durumu da belirtilen haritalar üzerinde toprak parçalarının kullanım biçimlerini ve başlıca bölge tiplerini gösteren, tüzel bir değeri olan onaylanmış belge. bk. ana düzentasar.

ÇİZİMTASAR

Çizimsel tasarlama sonucunda ortaya çıkan tasar türü.

YÖNTASAR

Nüfusu 5 bin ile 10 bin arasında bulunan ya da nüfusu ne olursa olsun, ilçe özeği olan kentlerden düzentasarı bulunamayanların, yalnız bir ya da birkaç anayolunun ve bu yolların iki yanındaki taşınmazların düzenlenmesi için hazırlanan tasar.

KONUMTASAR

Bir yapının ya da yapıların kentsel yerbölümü ya da yapı adası üzerine yerleşme biçimini gösteren tasar. bk. ayrıntıtasar.

  -   -   -  

Anlamında ASAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BETİMLEME

Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ÇOBANDÜDÜĞÜ

İki çeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan, nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneci otu (Asarum europaeum).

ANGUT

Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

BİYOMEDİKAL

Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.