Kelimeler arşivi içinde; başında "arık" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. arık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARIKUŞUGİLLER
ARIKLEŞMAK, ARIKÇAYIRI, ARIKLATMAK, ARIKLAŞMAK, ARIKLANMAK
ARIKLAŞMA, ARIKUYUSU, ARIKSAYIŞ, ARIKOVANI, ARIKLITAŞ, ARIKLAYIN, ARIKLATMA, ARIKLAMAK
ARIKDERE, ARIKONAK, ARIKMUSA, ARIKÖREN, ARIKBAŞI, ARIKIRAN, ARIKLAMA
ARIKLAR, ARIKGÖL, ARIKAYA, ARIKHAN, ARIKLIK, ARIKMAK
ARIKUT, ARIKAN, ARIKAL, ARIKÖY, ARIKÖK, ARIKİL, ARIKAZ, ARIKOL, ARIKBA, ARIKLI, ARIKÇI, ARIKER, ARIKİZ
ARIK
Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.
ARIKLEŞMAK
Zayıflamak.
ARIKUŞUGİLLER
(Meropidae),iyi bilinen türleridir.
ARIKLATMA
Arıklatmak işi.
ARIKLAŞMAK
Arık (II) olmak.
ARIKUYUSU
İçel ilinde, Gülnar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ARIKLATMAK
Arık (II) duruma getirmek.
ARIKOVANI
Yengeç takımyıldızı yöresinde bir yıldız kümesi.
ARIKLAMAK
Arık (II) duruma gelmek.
ARIKÇAYIRI
Bolu kenti, Göynük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ARIKLITAŞ
Osmaniye ilinde, Bahçe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ARIKDERE
Gaziantep kenti, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ARIKLANMAK
Zayıflamak.
ARIKLAYIN
Iraktan, uzaktan.
ARIKLAŞMA
Arıklaşmak işi.
ARIKSAYIŞ
Anlamca güçlü bir sözün yerine karşıtını ya da olumsuzunu kullanmakla yapılan bir anlatma biçimi. "Bu güzelmiş" diyecek yerde, "Bu yazı hiç fena değilmiş", tümcesini kullanmak gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
BAYLANLIK
Baylan olma durumu. Şımarıklık, naz, işve.
ÇARIKLIK
Çarık konulacak yer. Çarık yapmaya elverişli.
ARIKLAMA
Arıklamak işi.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
DESTAR
Sarık. Örtü.
ÇARIKSIZ
Çarığı olmayan veya çarık giymemiş.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
ÇAK
Yırtık, yarık.
BOMBE
Şişkinlik, kabarıklık.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
BOMBELİ
Şişkinliği, kabarıklığı olan.
ÇARIKÇI
Çarık yapan veya satan kimse.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
ARK
İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.
DALYASAN
Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu.
ÇIKKIN
Kabarık, şişkin.
DALFES
Üstünde sarık bulunmayan fes.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
ÇARIKLI
Ayağına çarık giymiş.