Kelimeler arşivinde; içinde "arıl" olan, toplam 179 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KURTARILABİLMEK
AKTARILABİLMEK, AKTARILIVERMEK, ARILAŞTIRILMAK, BAŞARILABİLMEK, KURTARILABİLME, TÜRKMENSARILAR
AKTARILABİLME, AKTARILIVERME, ARILAŞTIRILMA, BAŞARILABİLME, SARILAŞTIRMAK, UYARILABİLMEK
ARILAŞTIRMAK, HAŞARILAŞMAK, BALTASARILAR, ÇOKKARILILIK, DARILABİLMEK, DARILIVERMEK, SARILABİLMEK, SARILAŞTIRMA, SARILIVERMEK, UYARILABİLME, VARILABİLMEK, YABANARILARI, YARILABİLMEK, YARILIVERMEK
ARILAŞTIRMA, DARILGANLIK, HAŞARILAŞMA, KOCAKARILIK, KURTARILMAK, PARILDATMAK, PARILDAYICI, YALVARILMAK, BAŞARILIKLI, BAŞARILILIK, CARILDAŞMAK, DARILABİLME, DARILIVERME, MARILLANMAK, SARILABİLME, SARILIVERME, VARILABİLME, YARILABİLME, YARILIVERME, YOKARILAMAK
AKTARILMAK, BAŞARILMAK, ÇIKARILMAK, HARILDAMAK, KARILAŞMAK, KOPARILMAK, KOTARILMAK, KURTARILMA, PARILDAMAK, PARILDATMA, PARILDAYIŞ, PARILTISIZ, SARILAŞMAK, SARILIŞMAK, SOYTARILIK, ŞARILDAMAK, YALVARILMA, YARILANMAK, AHTARILMAK, FARILDAMAK, HARILANMAK, KUMARILARI, NARILDAMAĞ, PARILDAYIK, SUVARILMAK, ŞARILTISIZ, VARILDAMAK, YARILGAMAK, ZARILANMAK
AKTARILMA, ARILANMAK, ARILAŞMAK, BAŞARILMA, ÇIKARILIŞ, ÇIKARILMA, DARILMACA, DARILTMAK, DIŞARILIK, HARILANMA, HARILDAMA, HAŞARILIK, KARILAŞMA, KOPARILMA, KOTARILMA, ONARILMAK, PARILDAMA, PARILTILI, SARILAŞMA, SARILIKLI, SARILIŞMA, ŞARILDAMA, UYARILMAK, YARILAMAK, YARILANMA, AKTARILAN, AKTARILIR, AKTARILIŞ, ARILDAMAH, BARILAMAK, Devamını Oku »»
ARILAMAK, ARILANMA, ARILAŞMA, BAŞARILI, DARILGAN, DARILMAK, DARILTMA, DIŞARILI, KARILMAK, ONARILMA, SARILGAN, SARILMAK, UÇARILIK, UYARILMA, VARILMAK, YARILAMA, YARILMAK, ARILIKLI, CARILDAK, DARILCAK, DARILCAN, GARILMAK, HARILDAK, KARILĞAÇ, SARILGIT, ŞARILDAK, ŞARILDIK, YARILGAN, YARILKAÇ, ZARILDAK
ARILAMA, DARILMA, HARILTI, KARILIK, KARILMA, PARILTI, SARILIK, SARILIŞ, SARILMA, ŞARILTI, VARILMA, YARILMA, ARILMAK, BARILEM, CARILIK, CARILTI, DARILIK, HARILMA, SARILAK, SARILAR, YARILIH, YARILIM, ZARILIK
ARILAR, ARILIK, KARILI, SARILI, ARILAK, BARILI, DARILI
ARILI, HARIL, KARIL, MARIL, VARIL
ARIL
ARIL
"Temizlen, arın" anlamında kullanlıan bir isim". Gaziantep şehrinde, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KURTARILABİLME
Kurtarılabilmek işi.
AKTARILIVERMEK
Çabucak aktarılmak.
KURTARILABİLMEK
Kuratılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞARILABİLME
Başarılabilmek işi.
UYARILABİLMEK
Uyarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SARILAŞTIRMAK
Sarı duruma getirmek.
AKTARILABİLMEK
Aktarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ARILAŞTIRILMA
Arılaştırılmak işi.
TÜRKMENSARILAR
Yozgat şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ARILAŞTIRILMAK
Arılaştırma işine konu olmak.
HAŞARILAŞMAK
Haşarı davranışlarda bulunmak.
ARILAŞTIRMAK
Arı duruma getirmek, özleştirmek.
AKTARILABİLME
Aktarılabilmek işi.
AKTARILIVERME
Aktarılıvermek işi.
BAŞARILABİLMEK
Başarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ALÇILI
İçinde alçı bulunan. Alçı ile sarılmış olan.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
AKTARILMA
Aktarılmak işi.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ARILANMAK
Arılaşmak.
ARILANMA
Arılaşma.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKONİTİN
Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.
ARAROT
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.
ARILAMA
Arılamak işi, tenzih.
ARILAŞMA
Arılaşmak durumu, arılanma, özleşme.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ARDIL
Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.