ARTI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "artı" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. artı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu artı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde artı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ARTIRABİLME

10 harfli kelimeler

ARTIKLAMAK, ARTIRILMAK, ARTIHLAMAH, ARTIMLILIK

9 harfli kelimeler

ARTIÇEKER, ARTIRILMA, ARTIMLAMA, ARTIKALIM, ARTIKLAVI, ARTIKLAĞA, ARTIKLAĞI, ARTIKLAMA

8 harfli kelimeler

ARTILMAK, ARTIKYIL, ARTIKLIK, ARTIKLAR, ARTIRMAK, ARTIKKİL

7 harfli kelimeler

ARTIKLA, ARTIKLI, ARTIKCI, ARTIRIM, ARTIRMA, ARTIGAN, ARTICIL, ARTIMLI, ARTICIK, ARTINTI

6 harfli kelimeler

ARTICI, ARTIĞA

5 harfli kelimeler

ARTIN, ARTIM, ARTIK, ARTIH, ARTIŞ

4 harfli kelimeler

ARTI

Bazı kelimelerin anlamları

ARTI

Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

ARTILMAK

Birinin üstüne kapanmak, çullanmak.

ARTIRILMAK

Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.

ARTIKLAVI

Fazla.

ARTIRABİLME

Artırabilmek işi.

ARTIRILMA

Artırılmak işi.

ARTIKYIL

Bir yılın yaklaşık 365 gün 6 saat olması nedeniyle, dört yılda bir yinelenerek şubat ayının 29 gün çektiği yıllara verilen ad.

ARTIKALIM

Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. Kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki.

ARTIHLAMAH

Yemekte artık bırakmak.

ARTIKLAĞA

Bununla beraber. Fazla.

ARTIKLAĞI

Fazla.

ARTIMLAMA

(Söz sanatı terimi) Söze kuvvet vermek için, bir fikri gereksiz gibi görünen kelimelerle tekrar etme. Kulağımla duydum. Gözümle gördüm, gibi. (ARTIMLAMALI, Pléonastique).

ARTIÇEKER

Görece eksi elektrot potansiyeli nedeniyle artınlar oluşturmaya yatkın özdek.

ARTIKLAMA

Artıklamak işi.

ARTIMLILIK

Artımlı olma durumu.

ARTIKLAMAK

Yemekte artık bırakmak.

  -   -   -  

Anlamında ARTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

ABARTISIZLIK

Abartısız olma durumu.

ABARTICILIK

Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

AKKUYRUK

Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.

ABARTMALI

Abartılı.

ABARTILMA

Abartılmak işi.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ABARTMACILIK

Abartıcılık.

ABARTMASIZ

Abartısız.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ABARTMACI

Abartıcı.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AĞARTILMA

Ağartılmak işi.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.