ARTAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "artak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. artak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu artak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde artak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARTAK

Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).

ARTAKALIM

Aynı takımdan benzerleri kalmadığı halde bir dilde yaşamakta bulunan eski bir şekil : Handiyse, nitekim gibi.

ARTAKALMAK

Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

ARTAKALMA

Artakalmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ARTAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARTAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YENÇMEK

Sarsmak, silkelemek, tartaklamak. Ezmek.

HIŞNAMAK

Hırpalamak, tartaklamak. Sık sık nefes almak.

TARTAKLANMAK

Tartaklama işine maruz kalmak, hırpalanmak.

TARAŞLAMAK

Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden kaldırılan üründen artakalanları toplamak.

TARTAKLAMA

Tartaklamak işi.

PARÇA

Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

YUMCAKLAMAK

Sıkmak, tartaklamak.

TARTAKLANMA

Tartaklanmak işi.

GÜCÜK

Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.

KALINTI

Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

KÜL

Yanan şeylerden artakalan toz madde. Bütün, tüm. Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım.

YUMCALAMAK

Sıkmak, tartaklamak.

PARPILAMAK

Paylamak. Dövmek, döverek korkutmak. Masaj yapmak. Çok üşümüş kimseyi, sıcak ve kuru bez, havluyla ısıtmaya çalışmak. Kuduz köpeğin ısırdığı kimseyi iyileştirmeye çalışmak. Hastayı ev ilaçlarıyla ve okuyup üfleyerek, kurşun dökerek, yarayı dağlayarak iyileştirmeye çalışmak (ocak denilen halk hekimlerince). Mısır, biber, soğan ve benzerleri yiyecekleri ateşte az pişirmek, börttürmek. Az dövmek, tartaklamak. Azarlamak. Kuduz hayvanın ısırdığı insan ya da hayvanı iyileşmeleri için ocak denilen kimselere okutmak. Şiddetle azarlamak. İyice dövmek, çapmak. Parpılallar, onları haşılallar.

TARTAKLANIŞ

Tartaklanma işi.

İDİKLEMEK

İteklemek, tartaklamak.

TARAŞ

Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar.

TARTAKLAYIŞ

Tartaklama işi.

ORNİTHODOROS

Argasidae ailesinde bulunan çok sayıda hastalığa vektörlük yapan Ornithodorus asperus, O. tartakovskyi, O. tholozani, O. verrucosus (Rusya, Orta Doğu ve Asya'nın diğer bölgeleri) O. erraticus, O. normandi (İspanya ve Kuzey Afrika'da), O. dugesi, O. hermsii, O. parkeri, O. turicata (Meksika'da ve Birleşik Devletlerin Batısında), O. rudis, O. talaje (Orta ve Güney Amerika'da) O. savignyi (Afrika, Arabistan ve Hindistan'da) O. moubata (Güney Afrika'da) ve O. gurneyi (Avustralya'da) gibi önemli türleri bulunan argasid kene cinsi.