Sonu ARMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arma" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SEKİRDENİYARMA

12 harfli kelimeler

YALANCISARMA

11 harfli kelimeler

DÜZKANTARMA

10 harfli kelimeler

YARIMSARMA, SIRTIYARMA, POKKAZARMA

9 harfli kelimeler

ÇATIYARMA, BELİYARMA

8 harfli kelimeler

JANDARMA, SIRTARMA, KANTARMA, KILYARMA, KEZYARMA, KAYTARMA, YALVARMA, GEZYARMA, BELYARMA, GAYTARMA, KURTARMA, GANTARMA, CANDARMA, DİNYARMA

7 harfli kelimeler

YAŞARMA, ZIBARMA, AKTARMA, AKYARMA, AKDARMA, ÇIHARMA, ÇOMARMA, GAZARMA, KANARMA, KUKARMA, MAHARMA, SEYARMA, SIVARMA, TAHARMA, YAKARMA, BAŞARMA, BOLARMA, BOZARMA, ÇALARMA, ÇIKARMA, KABARMA, KARARMA, KIZARMA, KOPARMA, KOTARMA, KUBARMA, MORARMA, POLARMA, SARARMA, TOZARMA, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AĞARMA, ALARMA, APARMA, UYARMA, OTARMA, ONARMA

5 harfli kelimeler

ÇARMA, KARMA, SARMA, NARMA, HARMA, VARMA, YARMA, GARMA, TARMA, FARMA

4 harfli kelimeler

ARMA

Bazı kelimelerin anlamları

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

KEZYARMA

Kısır, doğurmamış koyun.

YALANCISARMA

Lahana yaprağıyla yapılan etsiz sarma.

YARIMSARMA

Güreşte, alttan kurtulmak için başvurulan etkili bir oyun.

DÜZKANTARMA

Araba atı başlığının demir kısmı. (Senirkent Isparta).

SIRTARMA

Sırtarmak, (II) işi.

KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.

POKKAZARMA

Rusça kökenli pod kazarma: kışla.

ÇATIYARMA

Bir çeşit sığır hastalığı.

KILYARMA

Halk dilinde Kuyruk uyuzu.

SEKİRDENİYARMA

Bir çeşit sığır hastalığı: Benim inek sekirdeniyarmadan öldü.

SIRTIYARMA

Sığırlarda görülen bir hastalık, şarbon hastalığı.

KAYTARMA

Kaytarmak işi.

JANDARMA

Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.

YALVARMA

Yalvarmak işi.

BELİYARMA

Hayvanın bel kemiğini çökerten bir çeşit hastalık. Hayvanın sıcak havada tutulduğu bir çeşit hastalık.

  -   -   -  

Anlamında ARMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKKUYRUK

Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

AĞARMA

Ağarmak işi.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKTARIŞ

Aktarma işi.

AKTARILMAK

Aktarma işine konu olmak.

AKLAŞMAK

Ak duruma gelmek, ağarmak, beyazlaşmak.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.